Gönül tezgahında dokunur gamlı hırka
Bir ceylan ürkekliği düşer bu yorgun yola
Gözlerin deniz feneri gibi aydınlatır ufku
Hangi kapıyı çalsam içeriden sükût yükselir
Zaman acımasız bir hançer gibi saplanır sineme
Gidenlerin arkasından bakakalır bütün yollar
Ruhumun derinlerinde yankılanır feryatlar
Toprak ana bağrını açmış beklerken beni
Uzak dağların ardında kayboldu o son vuslat
Bileğimde görünmez demirden ağır kelepçeler var
Aynalar yabancı bir yüz gösterir her sabah
Umutlar kırık birer dal gibi düşer yere
Kimsesiz sokaklar sığınak oldu bu ruha
Hangi taşa dokunsam kanar ellerim birden
Sessizliğin çığlığı boğuyor bütün sesleri
Meçhul bir limana demir atar bu keder
Bütün kapılar kapandı yüzüme birer birer
Gölgeler büyür odanın loş köşelerinde
Zaman eritir avucumda kalan son umudu
Yalnızlık masasında kadehler dolup boşalır
Adını sorsalar bilmez bu yabancı sokaklar
Gönül tezgahında dokunur gamlı hırkalar
Rüzgar uğultusuyle sarsılır köhne duvarlar
Aynalar yabancı bir yüz saklar sır gibi
Hangi taşa dokunsam kanar ellerim birden
Uzak ufukların ardında söndü bütün ışıklar
Gök kubbenin altında erirken ömrün son bakiyesi
Kapanır yavaşça gözleri unutulmuş bir maceranın
Rüzgar taşır ıssız dağlardan geriye kalan sesleri
Zamanın keskin tırnakları kazır duvara hüzünleri
Her köşe başında bekler o karanlık ve sessiz gölge
Yıldızlar birer birer sönerken küskün göğün yüzünde
Yalnızlık en ağır misafir olarak çöker bu odaya
Ruhumun derin sularında boğulur kayıp hayaller
Rasimin Gönül Dili
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 16:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!