Sancılı bir sevdasın içimde
Yasaksın ve tatlısın
Dersim, munzur, cudisin bazen
Dağların karlıdır, ve Ayaza vurmuş yüzün
Bahar uzaktır, yeşilenmeye daha çok var
Bu gece beni düşün
Kan kızılı bir uykunun yarı yerindeyim
Kulaklarımda acı bir ninni
Ve sözleri linç edilmiş bir türkü
Bıçak gibi kesilmiş gecenin lacivert rengi
Devrimin ateşi parlar alnımda
BU GÜN BİR ŞİİR YAZ
Kalk yüreğim bu gün bir şiir yaz
Hiç görmedin belki ama mutluluğu yaz
Sevinçler düğümle mısraların kanatlarına
Yüzlere en masum tebesümleri ilikle
BU İSYAN BENİMDİR
Susun ey insanlar sizler hep susun
Yılan sana değmez mi sanıyorsun
Ölüyor yarının cennet gözleri
Perdeni kapatıp kör bakıyorsun
BU KAÇINCI ÖLÜŞÜM
Ne çok öldüm ben, ne çok ecelsiz
Bölüşüldü etim, kimliğim belirsiz
Dağ başında öldüm, parçalanmış
Kusursuz bir ölümdü tasarlanmış
Bu gece hazin bir hava var dışarda
Herşey olması gerektiği gibi
Ayaza kesmiş şehir
Konyakçı, bankta Titreyerek yudumluyor yine
Ruzgar bilindik bir şarkı söylüyor sanki
Bacalardan, siyah dumanlar yükseliyor
Bu şehir bana iyi gelmiyor
Havası biraz sert galiba, dokunuyor cigerlerime
Akşam gün batınca, sokaklar kimsesizleşir
Işıklar erken söner, perdeler kapanır
Üstelik sende yoksun
Bütün gidişler benden gider
Bir gemi, adı eftelya, alır mürettebatını
Yelkenler fora, vira bismillah der gider
Masmavi sularda gözden kaybolur
Bilirim unutur bu limanı uğramaz bir daha
Yüreğim şimdilerde gece bekçisi
Karanlıktan korkmayacak kadar büyüdüm
Bende büyüdüm, kederimde
Öyle ki acıları daha yakından tanıdım
Anladım:
Yara sadece dizde dirsekte olmaz
ÇAKIR GÖZLÜ YİĞİDİM
Kancık bir zaman dilimindeyiz
Ortalık aşağılık pazar tezgahı
Sarılır beline, eli hançerli dost yüzlü puştlar
Artık güvenemezsin en sevdiğine bile




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!