Dağlarımda boran, dağlarımda kar
Uçurum boylarında kıl çadır
Üç taş üstünde demlik, demlikte umut
Üşür ellerim, bıyığım buz tutar
Ateşe türküler söyler, yüreğimi harlarım
Ben seni çok sevmişem
Ürkek ellerimle saçlarına dokunmuşam
Yüzüne değen rüzgarı öpmüşem
Ele sezdirmeden gizli gizli sevmişem
Dağda kar, yaylada rüzgar, gurbette memleket
Viranşehir, Urfa amed gibi sevmişem
BEN SEVDA İLE
Sırtımda bir urba elimde asa
Dolanır dururum ben sevda ile
İçimde bir ümit dahi kalmasa
Yanar kavrulurum ben sevda ile
BEN SUSARIM
Sen geçersin içimden
Mısralarım tutuşur, kanarım
Dilimin ucuna gelmiş bir kaç sözcük ölür
Taştan duvar olur susarım
Çok ağladım ben, çok öldüm
Halepçede öldüm, dirhem dirhem
Beni gözyaşlarıyla emziren annemin,
Yanı başında kesildi soluğum
Bi çare gönlüm
Yine kapıldın yangın yüklü bir sevdaya
Hece hece, kelime kelime ezberledin mi adını
Bunlar iyi günlerin gönül
Gece yarısı sancıları başlasın hele
Bilemezsin
Hangi gece, saat kaçta, çığlıklarla uyandım
Siyah yağmurlarda gezdim
Yüzüme kamçı gibi çarpardı rüzgar
Ağıtlara dönmüş türküler sızladı içimde
Ve yokluğun bir mızrak gibi saplanırdı,
Bırak beni
Ateşten ellerinle dokunma yüreğime
Bırak beni
Ürperiyorum sen bakınca gözlerime
Kapandı gözlerimde o son perde
Ağlattın ve gittin
Uslandırma gönlümü
Bırak hoyrat kalsın
Sen gidince çok fazla yanmasın
Çok hırpalamasın kendini
Geceye sığınmasın
Eli ayağı tutmayan yatalak hasta gibi inlemesin
Bir akşam üstü çıksam şu buhrandan
Bir nefes alsam,
Son nefesmiş gibi çeksem derinden
Bir yolüstü hayratından su avuçlasam
Beti benzi atmış yüzüme çalsam
Bilirim sen düşersin aklıma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!