Damla damla hüzün akıtıyorum tan yerine
Bir girdap ki nedir, kimin nesidir bilinmez
Çıkıp gitsem cihanın en ücra köşesine
Halimi soran bir mahlukat belirmez
Bir girdap ki nedir, kimin nesidir bilinmez
Bırak da saçlarımı dövsün rüzgar
Çekip alayım kalbimi rutubetten
Kurtulayım diyarındaki esaretimden
Bırak da ruhum koşsun kırlarda
Adımlarım toprağa kaygısız bassın
Umudum ufkumdan temizce soluklansın
Yirmisi dolacak sıratımı naklettim fidanlara
Sulayıp yıldızlarımı dönüştürün ormana
Nidâlarımı gönderiyorum bu son seferden
"Bırakmayın beni geceye" uğurlayın sabahlara
Geçtim artık, telli pullu hayırlardan,şerlerden
Güzide ömrü hiçe sayan.. kötü nefeslerden
Bir anlatabilsem ruhumun sarhoşluğunu
Fırtınalar koparken serenad akşamlarında
Tökezleyen adımlarımın tükenmez yorgunluğunu
Her gece aglayanın gözlerim degil
Kahırlar ihtiyarı gönlüm olduğunu
Ah bir anlatabilsem
Her lahza bir gam ile yıktı köşkünü
Uyandı uykudan, ortalık toz duman
İnsan-ı Kamil değildi yuttu sözünü
Bulutlar ağladı, yeryüzü kan revan
Zemine vurmaktaydı ruhu mahirin
Anlatamadım, neyin bana deva olduğunu
Ebrularıma kar düştü, gözlerimi kapadım
Göğsüme yapıştırdım ellerimde ki gülleri
Kırmızının beyaza nasıl güldüğünü anlatamadım
Anlatamadım, neyin bende yara açtığını
Bir dehlizdir çorak ruhun atlası
Bilirim ki değişmez yalnızlığın yasası
Eğer gönül olursa bir cemâlin avaresi
Belki o zaman kurulur gönül hânesi
Bir melâldir lütfettiği dünyanın
Göle savurdum küflenen hasretimi
İçimde nasıl biriktin anlayamazsın
Huzuru andırıyor gözlerin
Rastlayınca efsunlu gözlerine
Tuna nehri gibi eriyip aktığımı
Bir bakışınla anlayamazsın
Ne siyahımı sevdin ne beyazımı
Bir çiçek kılıp, ektirmedin bahçende
Gezdiremedin şu kara saçlarımda parmaklarını
Bana bir yer ayırtmadın bir köşende
Ankara buhranlı, ben fevkaladeyim.
Dört mevsim suladım metanetimi.
Sisli kalplere hisli duvarlar ördüm,
Ah, bir yeniden çizebilsem kaderimi.
Böcekler kollarında çiçeklerle gelirdi,
Ben bu çiçekleri hep uyurken gördüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!