Ankara buhranlı, ben fevkaladeyim.
Dört mevsim suladım metanetimi.
Sisli kalplere hisli duvarlar ördüm,
Ah, bir yeniden çizebilsem kaderimi.
Böcekler kollarında çiçeklerle gelirdi,
Ben bu çiçekleri hep uyurken gördüm.
Böylesi bir selam çakmamıştı ellerim
Fark edince küt saçlarını balkon güzeli
Kalmadı elimi götüreceğim bir cebim
Ellerim havada kalabilirdi saatlerce
Saatlerce bakabilirdim sana balkon güzeli
Gamzelerinde inşa ederek yerimi yurdumu
Benim değil bu elemli semâ
Şu sönmüş yıldızlar benim değil
Ben umudun,muştunun şairiyim
Benim değil bu kirlenmiş hava
Bu korkunç yanardağ benim değil
Yıkıldı dağ,viran oldu şehir
Bir dağ kalmadı üstüme yıkıldı şehir
Deli divane yürürken kaldırımlarda
Yolumu hep sana çıkardı şehir
Büsbütün dünya içinde binbir köşeli hücreyim;
Gözlerimden terk-i diyar eder zaman sinekleri.
Soluksuz kaldığım köşelerde şiir kusar şairler;
Zemheri kapımı çaldıkça uyutmam dizeleri.
Sûretim solarken lüzumu yoktur hududun;
Biliyorum tarihe gömüldü sefalar
Tarihinden sana bitmez bir cefa kaldı
Köklü bir enkazın yükü zedelerken omzunu
Ansızın göğsünde mağlubiyet sirenleri çaldı
Biliyorum ürkütüyor seni siren sesi
Kurumaya ramak kaldığım bu çöllerde
Ansızın bir füsun verdin ayaklarıma
Gönlümde bir âşiyan belirdi kendiliğinden
Tüysüz serçeler konmaya başladı dallarıma
Dallarım gerdanına doğru eğilsin
Kuşlar kulak versin kalp atışlarına
Bir hilal uzanır ufka doğru
Bir hilal ki ihtişamıyla dalgalanır
Bir yiğit vurulur ugruna
Bir haber ki ulaşır memlekete
Anaların beli bükülür
Bir hilal ki dalgalanır ufka doğru
Bir nevi masal canlanmıştı içimde
Buz gibi donuk hatıraların mahşeriydim
Münzevi solukların doruksuz deminde
O masalı destana döndürecek biriydim
Hicran kaygısıyla düştüm toprağa
Visal muştusuyla doğdum yeniden
Düşlerim adım adım akarken toprağa
Tabiatın kalbinde bir karanfil oldum
Baharın umuduyla açtım yeniden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!