Ben Koşamadım Baba… Mahalle aralarında büyüyen çocukların bir sesi vardır…
Top peşinde koşarken çıkan o neşeli gürültü…
Düşe kalka öğrenilen hayat…
Ama herkes o sesi duyarak büyümez.
Ben koşamadım baba…
Onlar sokakta ter dökerken, ben pencerenin arkasında büyüdüm.
Dizlerim hiç yara olmadı mesela…
Çünkü düşecek kadar bile yürüyemedim.
İnsan bazen eksik doğmaz baba…
Eksik hissettirilir.
“Alışırsın” derler…
Sanki alışmak bir kader değil de, bir çözümmüş gibi.
Oysa insan neye alışır?
Koşamamaya mı…
Sarılıp sarılamamaya mı…
Yoksa içindeki çocuğun her gün biraz daha susmasına mı…
Gece olunca kimse görmezdi beni…
Ama ben kendimi görürdüm.
Yorganın altında sessizce ağlayan o çocuğu…
“Allah’ım” derdim,
“Bir gün olsun ben de koşayım…”
Sabah olurdu…
Hiçbir şey değişmezdi.
Aynı beden, aynı eksiklik…
Ama insanların dilinde aynı cümle:
“Alışırsın…”
Bir de görmeyenler var baba…
Onlar hiç güneşi tanımamış,
Ama bizden daha aydınlar.
Çünkü kalpleri kararmamış.
Ben yürüyemedim belki…
Ama herkesin geçtiği yollardan da geçmedim.
Ben acının içinden geçtim baba…
Ve orada öğrendim hayatı.
Gördüm…
Yürüyen ama insan olamayanları…
Gören ama vicdanı kör olanları…
Ben eksik değilim baba…
Sadece farklı bir imtihanın içindeyim.
Ama inan…
En çok canımı acıtan şey
Yürüyememek olmadı hiçbir zaman…
İnsanların kalpsizliği oldu.
Ve bugün bu köşeden herkese tek bir şey söylemek istiyorum:
Asıl engel bedenlerde değil…
Bir insanın acısını hissedemeyen kalplerdedir… Mahalle aralarında büyüyen çocukların bir sesi vardır…
Top peşinde koşarken çıkan o neşeli gürültü…
Düşe kalka öğrenilen hayat…
Ama herkes o sesi duyarak büyümez.
Ben koşamadım baba…
Onlar sokakta ter dökerken, ben pencerenin arkasında büyüdüm.
Dizlerim hiç yara olmadı mesela…
Çünkü düşecek kadar bile yürüyemedim.
İnsan bazen eksik doğmaz baba…
Eksik hissettirilir.
“Alışırsın” derler…
Sanki alışmak bir kader değil de, bir çözümmüş gibi.
Oysa insan neye alışır?
Koşamamaya mı…
Sarılıp sarılamamaya mı…
Yoksa içindeki çocuğun her gün biraz daha susmasına mı…
Gece olunca kimse görmezdi beni…
Ama ben kendimi görürdüm.
Yorganın altında sessizce ağlayan o çocuğu…
“Allah’ım” derdim,
“Bir gün olsun ben de koşayım…”
Sabah olurdu…
Hiçbir şey değişmezdi.
Aynı beden, aynı eksiklik…
Ama insanların dilinde aynı cümle:
“Alışırsın…”
Bir de görmeyenler var baba…
Onlar hiç güneşi tanımamış,
Ama bizden daha aydınlar.
Çünkü kalpleri kararmamış.
Ben yürüyemedim belki…
Ama herkesin geçtiği yollardan da geçmedim.
Ben acının içinden geçtim baba…
Ve orada öğrendim hayatı.
Gördüm…
Yürüyen ama insan olamayanları…
Gören ama vicdanı kör olanları…
Ben eksik değilim baba…
Sadece farklı bir imtihanın içindeyim.
Ama inan…
En çok canımı acıtan şey
Yürüyememek olmadı hiçbir zaman…
İnsanların kalpsizliği oldu.
Ve bugün bu köşeden herkese tek bir şey söylemek istiyorum:
Asıl engel bedenlerde değil…
Bir insanın acısını hissedemeyen kalplerdedir
Kayıt Tarihi : 22.04.2026 00:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ben Koşamadım Baba Hikâye-Şiir) Mahalle aralarında büyüyen çocukların bir sesi vardır… Top peşinde koşarken gökyüzüne karışan o neşeli gürültü… Düşe kalka öğrenilen hayat… Ama herkes o sesi duyarak büyümez baba… Ben koşamadım. Onlar sokakta ter içinde kalırken, ben pencerenin arkasında büyüdüm. Dizlerim hiç yara olmadı mesela… Çünkü düşecek kadar bile yürüyemedim. İnsan bazen eksik doğmaz baba… eksik hissettirilir. “Alışırsın” dediler… Sanki alışmak bir kader değil de bir çözümmüş gibi. Oysa insan neye alışır baba? Koşamamaya mı… Sarılıp sarılamamaya mı… Yoksa içindeki çocuğun her gün biraz daha susmasına mı? Gece olunca kimse görmezdi beni… Ama ben kendimi görürdüm. Yorganın altında sessizce ağlayan o çocuğu… “Allah’ım…” derdim, “Bir gün olsun ben de koşayım…” Sabah olurdu… Hiçbir şey değişmezdi. Aynı beden… aynı eksiklik… Ve insanların aynı cümlesi: “Alışırsın…” Bir de görmeyenler var baba… Onlar hiç güneşi tanımamış ama kalpleri bizden daha aydınlık. Çünkü kararmamış. Ben yürüyemedim belki… Ama herkesin geçtiği yollardan da geçmedim. Ben acının içinden geçtim baba… ve orada öğrendim hayatı. Gördüm… yürüyen ama insan olamayanları, gören ama vicdanı kör olanları… Ben eksik değilim baba… Sadece farklı bir imtihanın içindeyim. Ama inan… En çok canımı acıtan şey yürüyememek olmadı hiçbir zaman… İnsanların kalpsizliği oldu. Ve bugün bu hikâyenin sonunda herkese tek bir şey söylüyorum: Asıl engel bedenlerde değil… Bir insanın acısını hissedemeyen kalplerdedir




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!