Yaşanmış bir aşkın, hüzün dizeleri,
Unutulmaz, yürekte kalır izleri,
Ve en zor sözcük ile vurulur mühür,
Ömür olurda, yaşarsan yarını,
Her akla geldiğinde o an,
Zehir eder hayatı.
Ne gönül durulur ne biter aşklar,
Yaşanır her yaşda yeniden sevda,
Yaşlansa da beden serde geçlik var,
Çeşitleri vardır aşkın dünyada.
Dolu, dolu yaşar bir gönül aşkı,
Hasretin ah ile yürekte kahır,
Seni görenler aşk ile bağlanır,
En güzel sevdalar sende yaşanır,
Gönüllerin rüya kenti İstanbul.
Gündüzün bir başka gecen bir başka,
Zikrimde düşürmez dilim ismini,
Medet ya Muhammed Mürvet ya Ali,
Ben ikrar kılmışım galu dan beri,
Muhammed şehridir kapısı Ali.
Onlar hürmetine dünya kuruldu,
(ZÜLFİYE KÜÇÜKAYTEKİN)
Zannetme ki kalbimde başka biri yatıyor,
Ümit dolu bu kalbim başkası için çarpıyor,
Lakin bil ki sevgilim varlığım sana tapıyor,
Farkındasın beklide yanıyorum yanıyor,
Dilden düşmez gülbank ile
Hubyar sultan evladıyım,
Hakk bildiğim pirim ile
Hubyar sultan evladıyım,
Sözüm ile hoş sohbete,
Yurdum işgal altında kalk,
Ordu işgal altında bak,
Deccal sarmış dört yanını,
Halkı etmiş mülteci kalk.
Mollalardan fetva aldı,
Hem baharda hem yazda, zemheri de ayazda,
Onca yıldır yaşanan gönlümde sevdalarda,
Akşam gün batımında bekleyen sevdalıma,
İki dörtlük yazmakla kendimi şair sandım.
Bir kaç kişi birlikte, ittifak içindeler,
Çağlayıp coşuyor tende bu yürek,
Yaşanan sevdaya canım fedadır,
Aşklar yaşandıkça yüzler gülecek,
Sevdiğim kadına canım fedadır.
Gönülden sevmeye yürek olmalı,
Dönüp bir bak şöyle geçen tarihe,
Kimler geldi gitti isimsiz köye,
Sanma kalır sana kalmaz kimseye,
Saltanat sürülmez ebedi böyle.
Ne sultanlar geldi ne padişahlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!