SEBAHATTİN ERBIYIK HOCAYA
Dokuzyüzelli dörtte ay gibi doğup açtı
Anlatsam saza söze sığmaz Erbıyık hoca
Eğitime gönül verip yüzlerce ışık saçtı
Bilgiyi benliğinde yığmaz Erbıyık hoca
Yaktın viran ettin gönül hanemi
Al desen bu gönül almaz mı niye
Sevdan yüreğimde aşk pervanemi
Döndükçe dönderip dolmaz mı niye
Gün gelir bir günde çürür bedenin
Sende`ki aşk o meşk varya
Halım olmazsa olmasın
Can bedenimde köşk varya
Dalım olmazsa olmasın
İkrarına boyun egdim
Şaşırdım yolumu ne yanda yönüm
Dost yanımda yoktur bağı neylerim
Mahşere dönderdin en mutlu günüm
Verdiğin bal olsa yağı neylerim
Şu koca cihan'ın serdarı olsam
NİCE YILLAR SANA
Duydum bugün senin doğum gününmüş
Derler senin için ustad biriymiş
Karahisar Âlim’lerin piriymiş
Nice yıllar sana, Bekir gardaşım.
Hiç bir şey bu kadar yanıp yakmazdı
İçimde hasretin yeli olmasa
Taş bağlasa kalbim dönüp bakmazdı
Akan gözyaşların seli olmasa
Bir volkan misali yaktıkça yaktın
Bir yanardağ misali yakıp yandırdın her dem
Yemyeşil vadilere varmaya can atarım
Bir damla yaş kalmasa gözlerimdeki bu nem
Kalp denilen o yere dolmaya can atarım
Bazen sert bir kayayım bazen kırılmaz taşım
Sözümde yok hile gafil değilim
Namerde kul köle olmayı bilmem
Biçare bir kulum Arif değilim
Yalan dolan ile yolmayı bilmem
Olsan ki cihana sen bir hükümdar
O DOSTLAR HANİ
İyi günde dört yanda dört dönerdin
Partalı bol atıp birden sönerdin
Sen insanı değil menfaat severdin
Sende o insanlık o dostluk var mı?
OĞLUM MURAT’A “OĞUL”
Yokluğun öyle zor ki alışmak çok imkânsız
Neden bu tatlı cana kıyıp da gittin Oğul
Daha şu genç yaşında bu ayrılık zamansız
Neden bu tatlı cana kıyıp da gittin Oğul




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!