Mor gecelerin ıssızlığına inat,
Bir adın dilimin ucunda kiracı.
Rutubet kokar hayallerim,
Avucunda bir parça huzur,
Kalbimde derin bir sızı...
Dağ gibi bir yük binmiş omzuma,
Kuş misali çırpınan bir canım var...
Kırık kanatlar taşısa da ruhumu;
Rahmân’a tutunmuş bir halim var.
Ömrümün bağında geçse de hazan,
Zamanın tam kalbine en derinden
Saplanmış durur kör bir hançer.
Duvarlardan sökülür gölgenin pası,
Sırtında dilsiz dağların kamburu,
Penceremde küflenmiş bir akşam...
Gök sustu, yer çekildi belki aradan
Bir destan kaldı bize o güzel çocuktan.
Daha dün gibiydi gülüşün, o son bakışın
Şahadet mührü, al bayrakta yazılı adın.
memleket havası gibi kokladım seni,
zemzem suyu kadar aziz.
varlığın; susuzluğa vaha,
karanlığa kandil misali...
ey yüzümdeki tebessüm,
yüreğimdeki nefes,
Müsaitseniz,
Âşık olabilir miyim size?
Tutabilir miyim kader çizginizi?
Bakabilir miyim ömürlük gözlerinize?
Hissetmek istiyorum
Cennet kokunuzu mahzun tenimde.
Bilirsin ey Rabbim;
Yorgun bir kulum artık.
Geceler şahidim,
Gündüzü zifiri karanlık...
Lütfundur tek ümidim,
Keşkeler hep geç kalmıştı ardımızda,
Açılmamış mektuplar gibi sararmış.
Okunmamış bir romanın son sayfasında,
Yetim satırların bir ömürlük hüznü kalmış.
Bir akşam çöker de içimize sessizlik,
Ey benim ömür törpüsü yalnızlığım!
Yine bağdaş kurmuş oturuyorsun,
Meftun yüreğimin tam ortasında.
Sıtmaya tutulan düşlerimdi;
Ne git derim artık,
Ne kal/sana...
Yusuf değilsen inme, kuyu derindir,
İbrahim değilsen girme, ateş çetindir.
Nemrut’un nârına odun taşır feryadın,
Hırs zinciriyle mahkûm ettiğin, o tenindir.
Bir yanda kirli menfaat, bir yanda riya hırkası,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!