Mecnunu, Leylâ’yı çöllerde aratan
Yusuf’u dipsiz kör kuyuda yaşatan
Ferhat’ı Şirin için dağları kazdıran
Ne olursun kaldır engelleri aradan
Yaradan Yaradan sensin bizi yaradan
Her bulduğum şeyi yiyemem
Her bulduğum şeyi giyemem
Her dostuma gerçek dosttum diyemem
Her gördüğüm güzele de yâr diyemem
Her zaman bulamayacağım şeyi yemem
Nedir bu sırrı çözülmeyen garip bir kördüğüm
Sevindirmeden ziyade üzüyor beni gördüğüm
Çünkü gördüklerim görmek istediklerim değil
Duyduklarımsa duymak istediklerim hiç değil
Nere bakılsa, adaletsizliğin tezahürü kan gölü
Terkisizdir bozkırlarınızdaki atlarınız
Ekser nemlidir sabahları yaylalarınız
Taşlı çakıldır o ince patika yollarınız
Aşık/maşuklara şefkatlidir kollarınız
Bulunmaz sizdeki o güzelim dekorlar
Dağlarım, dağlarım oy dağlarım
O günden beri hasretle ağlarım
Nerede benim Yaban Gülü yârim
Sinemde eriyor, o buzlu karlarım
B. TUNCA/05.07.2001-13.45
Belleğimi öyle doyur ki kanmasın başka hiçbir söze
Gözümü öyle doyur ki ihtiyaç duymasın başka göze
Söyleyeceğini öyle tatlı söyle ki, kulağımı tırmalamasın
Aşkla öyle doyur ki başka hiçbir aşka ihtiyaç duymasın
05.07.2001-13.45
Öylesi vardır ki, sevgiyle ısıtır evini
Her gün dört gözle bekler sevdiğini
Hayal edip/aramışımdır böyle birini
Ne olur, biliyorsanız söyleyin yerini
05.02.2005-02:05
Burda evlenenlerin hepsinin ayrıldığını görüyorum
Oysaki ben seninle, ebedi aşkı yaşamak istiyorum
Tahtımız cennet, bineğimiz Burak olsun istiyorum
Nikah şahidimiz Nebi, nikahımızı O kıysın diliyorum
Çünkü, burda evlenenlerin hepsi bir sebepten ayrılıyor
Bazen sabahlar olmasın isterim
Bazen akşamlar olmasın isterim
Seninle olunca, dopdoludur hislerim
Çünkü, her an seninle olmak isterim
Bazen de sabahın erken olmasını isterim
Beden açlığımı azığımla yatıştırdım
Ruh î açlığımı Kur-an’la yatıştırdım
Aşktan, geceyi gündüzü karıştırdım
Aşka olan açlığımı senle yatıştırdım
Arşınladım cihanı, seni soruşturdum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!