Gözüm simana hasret, o günden bugüne
Kalbim sevgine hasret, o günden bugüne
Kulağım sesine hasret, o günden bugüne
Her şeyim sana hasret, o günden bugüne
Hasretinden ağlıyorum dert değil çektiğim cefa
Ağaçların tüm meyvesini yemiş olsam
Deryaların bütün suyunu içmiş olsam
Semanın havasını içime çekmiş olsam
Senin âşkın olmazsa yine de doyamam
Ağaçların meyvesini sıkıp sıkıp suyunu içsem
Geliyor, yağmur yüklü bulutlar
Eğmiş başını aynı yöne ağaçlar
Direniyor, sanki sarı yapraklar
Rutubet kokuyor gri topraklar
Estikçe rüzgar sallanıyor dallar
Yıllarca beyhude o yârin yoluna bakarım
Eller bir bir evlendi, bense hâlâ bekarım
Şu fani dünyada onu sevmekti tek kârım
Dertlerime derman olacak tabip bakarım
Ekser olur olmaz şeylere kafayı takarım
Düştüm, yine patika yollara yollara
Nice türkü yaktım Leylâ’ya Leylâ’ya
Nice şiirler yazdım, Leyla’ya Leyla’ya
Rab, kavuştur beni Leyla’ya Leyla’ya
Yine düştüm, sonu gelmez yollara yollara
Elimde kalem, dilimde kelam
Yazayım dedim üç beş kelam
Dil söylemez kalem yazmaz oldu
Yüreğimdeki hasretin akkor oldu
Hasretinden, kalbim pare pare oldu
Yazdıklarım, yazmak istediğimin zerresidir
Söyleyeceklerim söylediklerimin katresidir
Çektiğim çileler, günahlarımın ceremesidir
Tattığım bunca lezzetler de O’nun lütfudur
ADEMOĞLU/08.07.2002-18.08
Zaman, geri vitesi olmayan, bir vasıta gibidir
Kul bu vasıtada seyahat eden bir yolcu gibidir
Bu öyle bir vasıta ki, yakıtı hiç mi hiç bitmez
Yolcular da yolculuğun nasıl geçtiğini bilmez
ADEMOĞLU12.06.2002-18.08
Sana Gelir/Giderken
Sana gelirken bahar sabahının güneşi gibi gelirim
Yanındayken de, hep ağustos güneşi gibi yakarım
Ayrılırken de, güz akşamının güneşi gibi ayrılırım
Tekrar kavuşabilmek için de zamanı iple çekerim
ADEMOĞLU20.10.2002-10.20
Hakkımı arayım dedim arttı derdim
Eli kurtarayım derken, koptu belim
Çile anlatayım derken yoruldu dilim
Şu hayat öykülerim acıklı birer film
Hak arayım derken, haksızlığa uğradım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!