Günümüzde şair olmak demek
Zindanlara göze almak demek
Çileyi baştan kabullenmek demek
Ateşten bir gömlek giymek demek
Çilenin bin bir çeşidini göze almak
Gül bülbüle, bülbül de güle hasret kalmış
Bülbül gülün hasretiyle alev alev yanmış
Bülbül hasretinden, içinde çay demlemiş
Ama, kimseye de bir şey söyleyememiş
B. Tunca/01.10.2001-13.30
Örümcek ağ, kuş yuva yapar
Arılar, petek petek bal yapar
İpek böcekleri de koza yapar
Varlıklar verilen rolünü oynar
Leylâlar ilmek ilmek halı dokur
Sen kalbimizin ve ruhumuzun aynasısın
Sen bellekle kalp arasında bir kontaksın
Vücut yapımızın inci mercanı yakutusun
Gönül pınarımızın en güzel çağlayanısın
Ey göz! bazen hoş, bazı da nahoş bakarsın
O günler akla geldikçe gözlerim hep doluyor
Hafakanım deniz gibi kabarıp yüzüm soluyor
Gözlerim yaş, göz çanaklarım hicran doluyor
Şair ne ettim de neyledin diye feleğe soruyor
B. TUNCA/25.06.2001-15.30
Gönder gelsin artık kaynanam gönder
Bu sefer hasreti daha ağır bastı yeter
Yoksa öldürecek beni bu hasret keder
Hem bilen bilir de bilmeyenler ne der
Eller kem söylerse bu damadın ne eder
Kimi ağzımı, kimi gözümü yumdu
Kimi dilimi, kimi ellerimden tuttu
Biri hakim, diğerleri savcı oldular
Beraber olup, gıyabımda vurdular
Yaram kabuk bağlamadan vurdular
Gelince bahar gönül hep onu arar
Onsuz bahar benim ne işime yarar
Daha da artırır, ona hasretimi bahar
Yanar yüreğimdeki aşk ateşi har har
Geldi mi bahar, her yanımı hasret sarar
Evleri beyaz badana boyalı.
Çok oldu, o kızı göz koyalı.
Evlerinin önü vişne kiraz.
Gel de, yanaktan öpem biraz.
25.10.2000-16,37
Ey müjdelenen altın nesil
Şu nidalarıma kulak kesil
Biz acele edip kışta geldik
Sizin gelişinizle ümitlendik
Ey istikbalde gelecek altın nesil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!