Evlerimizin önü bayır mı bayır
Yar ne olur elçime deme hayır
Yüreğim yanmakta cayır cayır
Evet de ki sonu da olsun hayır
Evlerinin önü, dik mi dik yokuş
Beni en iyi sen anlarsın diye ilk sana geldim
Ferhat misali geçit vermeyen dağları deldim
İçimdeki o gizli sırlarımı, yalnız sana verdim
Soranlara cihandaki tek can dostum derdim
Ah sen de el gibi beni yanlış anladın dostum
Ah şu asmanın dalları salkım saçak
Bilmem ki, bizim aşkımız ne olacak
Eğer vermezlerse gel seninle kaçak
Yoksa, ikimizin de ömrü zayi olacak
Şu sinemde yanıyor akkorlu bir ocak
Her ne vakit bıraksam kalemi elimden kalemim ağlar
Her ne zaman ayrılsam dostlarımdan dostlarım ağlar
Onların hicranlı ağlayışları, ciğerlerimi akkorla dağlar
Her ne vakit ayrılık söz konusu olsa erir içteki yağlar
Dostların yüreklendirmesi kalemimi sarılmamı sağlar
Dıştan bakıldığında çoğu şey, göze gelir hoş
İçine girip baktığındaysa, görülür çok nahoş
İnsanoğlu hayal kırıklığıyla olur sanki sarhoş
Çünkü dolu bildiklerimiz ekser çıkar bomboş
15.01.2005-01:15
İftar yaklaştı çeşit çeşit yemek kokuyor
Börekler yemeklerden de nefis kokuyor
Oruçluların ağızları da mis gibi kokuyor
Vakit gelen her ilimizde ezan okunuyor
Ramazanda hanelerimize bereket akıyor
Gönül diyor, al başını git bu diyardan
Belki de kurtulmuş olursun bu yardan
Anlamıyor bu yar ne halden ne dilden
Çekmedim ben ondan çektiğimi elden
Aah ben neler çektim o muhacir gelinden
Yapılan iyilikleri, kötülük sandın
Şairin, sana sevmediğini sandın
Sevmeseydim, seni alır mıydım
Bunca yıl, yanında kalır mıydım
Hayat hep gül pembe geçer sandın
O incirin, gölgesi serin mi serin
Bende gördüğün senindir senin
İncirin yemişi açmış gül pembe
İnci’nin yanakları da gül pembe
İncirin yemişleri erip, ballanmış
Gönderdiğin al güller gibisindir inşallah
Yolladığın resmindeki gibisindir inşallah
Sanki de kâinat güzeli gibisin maşallah
Kar/kırağı yağdırmazsın başıma inşallah
03.07.2001-11:45




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!