Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Sömürülme oluşun görecesi içinde; var-yok kavramalı ilişkilerin görece bağıntısıyla oluşan bir sürecin kesikli ve sürekli olunduğu kendi durumları içinde; genele bağlı yansıması ile insanın eksildiği bir şeyi olmaz.

Evrenden sömürerek aldığınız şey, bir düzlem ilişkisi olmakla yine evrene verip, başka bir biçimde yine evrene kattığınız şeydir. Ne var ki özel bağıntı içinde sömürme ile insanda eksiltilen çok şey vardır.

Özel bağıntısı içinde eksiltmenizin özel bağıntıya bağlı oluşla yansıma stresleri içinde insanda eksik kıldığınız şeyden, geçmişe ve şimdisine dönük; sömürülmeyi karşılayacakla insana vereceğiniz hiç bir şey yoktur. Ama ardıllarına verebilirsiniz.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sana uzanmaktan
Boş düşüyorum
Mışıl mışıla sevda ninnileriyle
Umut olmuyorsun yaren
Düşünmezsem
Yalnızlığım korkutuyor beni

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ölümün değil, yaşamındır şenle yengi
Ölür değil, yaşat ki olmaz hiç yaşamın dengi

Her gün bir yangın
Her gün bir canan
Ne yakan olurum ne aşkı sanan

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir uçtan
Bir uca
Koşuşmakla yıldızlar
Telaş okunur yumaklarda
Yana yana
Kırpık kırpık

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yaşanan her demlerimiz sormazsa
Toplumsal öze değin
Erdemlerimiz sorar bu dünyanın hesabını

Bir uçtan
Bir uca

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yanışlar hep aynıdır
Yananlardansanız eğer
Bu nedenle yangı geçmez anmaya değer.

Katılaşılsa da
Geçen geçti dense de

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yansıma, bir çeşit manyetik kuplaj (aktarım geçişmesi) dır. Temelde çoğu durumlarda pasif olacak la sürekli bir çevre ilişkisidir. Bir durumun diğer bir durum üzerine, fiziksel ayrılıkların; elektriksel, optiksel, manyetik bağlarla ilişkilenmesidir. Çevrenin kimi ve bazı ve tüm özelliklerini, farklı farklı olacak la belirtmektir. Bir taş Güneş’in etkisini ısı olarak yansılar. Bir su güneşin etkisini buhar olacaktan yansıtır. Bir ayna güneşin ve çevrenin çokça, özelliklerini yansıtır.

Yansıma bir girişmedir. Kendilik olayların başlamasıdır. Kendilik derken keyfice değil de, dıştaki etkilerin zorunlu olacaktan kimse demeden, girişir olmasıdır. Söz gelimi Güneş kendi etkisiyle kimse demeden; diğerlerinin de kendi etkilenmeleriyle; suyu buharlaştırır, yaprağı sarartır, meyveyi olgunlaştırır, çevreyi ısıtır ve ışıtır. Kendiliğinden dediğimiz böylesi bir zorunlu yansıma girişmedir.

En temel halden, en gelişmiş hale doğru, sürekli bir süreç eşmedir. Sonsuz manadaki kesikli olacak sürekliliğin sürecinde, determinist bir belirlenme yokken; görece, zaman düzlemi olayları bağıntılı olacak la, kesikli belirlenimler vardır. Duyum lama, sinir ve beyin faaliyeti olacakla, kesikli sürekli yansıması bu doğal halin iç yansımalı, sürekli gelişen ve girişen yansıma sürecidirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Her şey yadsıdığı ile ya da yadsıma ve olum lamasıyla; artı ve eksi olan zıtlık gerilmeli gel git olan kutbuyla vardır. Azın-çoğa, gerinin-ileriye, küçüğün-büyüğe, kısanın-uzuna, akılsızın akıllıya, çirkinin güzele, geçmişin-geleceğe, şimdinin az sonraya; yeninin eskimeye ve eskinin yeni olmaya, düzenin düzensizliğe, düzensizliğin de düzene yansıma ve bağıntı olur bir eğim oluşu ve bir gerilimi vardır.

İşte bu eğim ve gerilim; yadsıma ve olum lamayla kendisini ve süreci ortaya koyar. Bu yadsıma ve olumluma ya da zıtlıklar içinde; kutuplar arası girişme dediğimiz boyut; çekme itme oluşla; seçme ayıklama bağıntısı olan bir gerilimlerdi alan etkisini ortaya koyar. Zıtların varlığı, birliği ve gerilimli oluş yasasıdır bu. Süreçler tirilledir ve gerilimle nötr olma arasında gel git salınımları yapma eğilimindedir.

İçteki gerilim; bir eğimi oluşmanın şarjı, deşarjı ya da gel git salınımı olmakla birlikte, nötr oluşu ya da kesim nokta rezonansı içinde olmakla durumludur. Şeylerin içindeki gerilimli alan etkisi olumsuzlaşma ile olumluma türü eğimli oluşların gel-git olan alan etkili basıncı altındadır. Böylesi etkileşmeli uzay zaman gerilmesi biçiminde kesikli süreklilik te; kendisini, kendi özel bağıntı ilişki türüne dönüştürür.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Köleci sistemdeki özel mülkiyet ilişkisi, ön ittifakın içindeki ortaklaşmanın yadsınması oluşla belirtilir. Her yeni düzlem, başka bir bağıntı ve yansıma oluşla da; başka başka olan kendi ortaklaşmasını ele verir. Yadsınan; ön ittifaklı ortaklaşmanın, dayanışmanın kendisi değildir. Ortaklaşma olan, dayanışma olan sentezin anlam ilişkilerini, yeni olan köleci tarifli anlam içinde seçme ayıklama kılmakla süreci kesikli sürekli yapıp, köleci manayı yeni akışa dinamizm etmektir.

Ha keza köleci mana anlayışı içinde olan malı, mülkü seçilmiş insanlara rızk olarak; özel sahiplik oluşla dağıtan mamon bile; ön ittifak içindeki ortaklığın mana anlamasını yadsımıştır. Mamon ön ittifaklı mana anlamalı ortaklığı yadsımış olmakla, ön ittifaklı manada ortaklığa karşıdır.

Mamon; ön ittifakın sadece üreten ilişkiler üzerine olan ortaklaşa lığından; herkese dağıttığı ortaklığı fesih eden bir anlama da olmaktadır. Mamon’un oluşması, salt ön ittifaklı ortaklığın ve ön ittifakı olan kamusal servetlerin yadsınmasıyla (inkârıyla) yadsınan kamu servetlerini de özel mal, mülk sahipliği yapma, üzerinedir. Mamon yeni bir mana anlayışı olmakla, köleci ilişkilenişlerin yansımalar sentezi olmaktadır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İzin verirseniz burada felsefi motivasyonuma girmek istiyorum. Benim görüşümce felsefe bilimler sentezi bilimsel düşünce olmak zorundadır. Yani bilimler bilimidir. Genel bilim yasalarından açılımla, bilimsel olmak zorundadır. Boş söz tartışması felsefe değildir. Boş söz tartışması imanın ve inancın işidir.

Erken dönem anlaması; inanç olan sanı kanılarla başlayıp, deneysel oldukça bilim ve felsefe olmuştur. İnanç; mana ve anlamalar oluşuyla zihin yetileri olmaktan öte; inancın fiile ve fiili açılımların deneysel olan yeni yeni gelişmelere dönüşemeyen her bir anlamaları, inanç oluşuyla kalmak zorundadır.

İman; totem dönemden ön ittifakı dönem içine geçen sosyal yapıların akdidir. İman ilk kez ön ittifaklı gruplar arası sosyal yapıların kült merkezinde ön ittifak içine (söz ile) okudukları bildirgeleriydi. Bu tür manifesto ya da deklarasyonlar ön ittifak içi grup yapılarının ön ittifaklı ilahi yapıya olan sadakat ya da bağlılık dediğimiz yeminleşmelerini içeren antlardı (ahitlerdi) .

Devamını Oku