Herkes öğrenmiş bir başka numara,
Külyutmaz sandın, oyunlar aşikar,
Tırnakçılıkla dolmuş hep kasalar,
Dosyalar elde, şiddetle uyarsam,
Kayda geçmiş tüm gizli tezgahların,
Mühür vurdun sen sahte evraklara,
İhbar edilip çalınmış hakların,
Köşe bucakta bölüşen adamlar,
Yüzüne vurdu, bitti o yalanlar.
*
Bak bitti masal, savcılar yoldadır,
Şimdi hesap ver o hırsız tayfaya,
Kurduğun düzen döküldü ortaya,
Cüzdandan çaldın, hepsi de burada,
El çabukluğu dedin de sırrın ne?
Tırnakçılıkla şişirdin keseni,
Zabıt tutuldu, görürsün eseri,
Kim dedi sana, milleti soy diye?
İhbar mektubu gidiyor ileri,
Mahkeme kuruldu, sakın ses etme,
Bulanık suda avlanan balıklar,
Ağına düştü yapılan haksızlık,
Mızrak çuvala sığmıyor ki artık,
Tırnakçı olmak değildir marifet.
*
Denetim geldi bütün kurumlara,
Saklandı odadaki onca para,
Memurlar yazdı tek tek zabıtları,
Gün yüzü gördü gizli adımları,
İnce bir düzen var bunun altında,
İhbar gelince göçtü onca bina,
Kimisi kaçtı korkup da oradan,
Yüzleşiyorlar bu gece cezayla,
Tırnakçı hemen düşüyor tuzağa.
*
Hiç acımadan yoldunuz bu halkı,
Adliye yolu göründü sırada,
Belediyede memur ya da başkan,
Fark etmez artık patladı bu devran,
İhale gizli yapıldı sanıldı,
Üç kuruş için vicdanlar satıldı,
Müfettiş geldi, inceledi derin,
Tırnakçılığın cezası çok çetin,
İş büyüdü bak, taştı sahtekarlık,
Göz yumduğun o kirli anlaşmalar,
Masa üstünde tek tek döküldüler,
Kimsenin hakkı yanına kalmadı,
Bu kadar lükse değdi mi, hiç bilmem,
Tırnakçı dolu mekânlar basıldı.
Kayıt Tarihi : 27.08.2026 22:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!