Kanatlarını çırptı engin sularda balıklar,
Göklere inat.
Uçuyordu sonsuza damlalar,
Kuşlardan ırak.
Gün ışığı yarıyordu denizleri,
Değiştirip , yeniliyor.
İnsanlar sabitliğe aldanıyor.
Sürekli mülkün sahibi ,
Var ettikleriyle, dalga dalga dümen yapıyor.
Yeniden ve yeniden varoluşu ayarlamak,
En güzeli ,gökyüzüydü.
Ey sen çocukların büyüttüğü çocuk,
Duydun mu sana dillenen ninniler,
Ne kadar ulu ve büyüktü ?
Kara bir yorgan gibi sardın geceyi.
Azrail uykuda.
Evcilik oynuyor periler ve cinler sokakta.
Rüzgarda eski bir türkü çalıyor,
Uykular, hiç sabah olmayacakmışçasına keyifli.
Hani göremez olursun ya gökyüzünü,
Yeryüzü değişiverir birdenbire .
Duyamazsın o güzel kokuları,
Aklın kırlardan uzaklara kaçıp gittiğinde.
Senin değildir artık düşen yağmur,
Senin yeryüzünden görünen,
Gökyüzünde,
Yıldızlar ters dönmüş,
Her an Venüs’ü vurabilir.
Serseri mayın gibi geziyor,
Yağmur yağıyor denizin üstüne.
Balıklar saçak altına saklanıyor sevinçten.
Rüzgar kaymağını alıyor dalgaların,
Süt beyaz yıkanmış martılar.
Aşina olduğunu bekler ,bekleyen.
O gelince tüm yollar açılır,
Dünya, önüne serilir yol yorgunun .
Beyaz güller bir başka salınır,
Dağların rüzgarında.
Neşeyle oynar çocuklar huzurunda,
Ayrılığın zamanı dolsun artık,
Seni görmek
Sesinde ilerlemek,
Yolunun yolcusuyum ben.
Geceler ah şu geceler,
Yokluğunda hoyratça davranıyor.
Sanki sabah olmayacakmış gibi,
Beni uykusuz bırakıp yoruyor.
Günlerin adı çok,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!