Ay karanlık,
Otlar serin.
Çan seslerine,
Koyunlar ritim tutuyor.
Bir tepeden,
Sen de sonbahar var,
Koyu soğukların en üşüteni.
Ve biz alacaklıyız senden ,
Çocukların ilkbahardaki gülüşlerini.
Hani rüzgarınla kaçırdınya ,
Ay mavi
Göklerden akın akın denizle iniyor,
Süvariler.
Nallar,
Suda halka halka
Zamana dağılıyor.
Gökteki sevdalanmış,
Yerde olana.
Önce şiir,
Sonra, söz başlamış,
Anlaşılsın diye herşey kolayca.
Yağmur yağıyor,
Her yer ıslak.
Uzun otlar yeşil göller gibi,
İçinde yüzüyor,
Rahvan bir kısrak.
Gün ağarınca gizemi kayboldu vaktin.
Belirginleşip masalsı yanı gitti cisimlerin.
Netleştikce netleşti yüzü alemin.
Ayrımı ayyuka çıktı gölgenin.
Günaydın...
Aydın olsun bugünün ve
Göreceğin tüm günlerin.
Güzel gözlerinden uyku akıyor,
Erken yatmayı beceremezsin bilirim...
Soruları soran boşuna bekliyor.
Muhatap cevaplardan uzak.
Canı derde hoyratça yoldaş edip
Dermanı vermede ağırbaşlılık etmek
Şüpheyi körüklüyor.
İbret içindir ,
Kadim ağaçların altından
Göğe uzanan taşlar.
Hani nerde kan,can?
Mülkte bir zaman yaşayan ,
Topraktan çıkar gelir mi ?
Birileri bir karanlıkta uyurken,
Sen uyandın.
Ne güzeldi gözlerin,
Güneşin doğuşunda.
Ben bunca geceler ,
Boşuna bozkırlara dalmışım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!