Bir dağ yamacını aşarak,
Bazen kuraklık,
Bazen yağış bırakarak,
İlerledi.
Adına kimi yerlerde fön,
Kimi yerlerde dağ meltemi,
Bu bir sancıdır.
Doğacak olan herkesten,
Herşeyden farklıdır.
Hesap her gün görülüyor.
Onun şaşması,
Yolumunu değil,
Kendimi kaybettim.
Yüzmeyi değil,
Uçmayı öğrendim.
Kanatsızım,
Süzülüyorum.
Saat sabah sekiz otuz.
Işıklardayım.
Değişiyor ha bire gökyüzünün rengi.
Olan bitene aldırmadan uçuyor martılar,
Yok maviliklerde olup bitenin yerde dengi.
Seviyorum diyebilmek
En büyük isyandır
Orta çağda köleliğe
Gözyaşı dökmeden ağlar tilkiler,
Kuytularında gölgelerin.
Çocuklar bilmediğim bir lisandan seslenir,
Pencerelerinden evlerin.
Yapraklardaki nemde dalgalanır,
Bak!
Sonbahar...
Ölmek için değil,
Yaşamak için.
Yeniden, yeni zamanlara
Daha güçlü uyanmak için,
Kanatlarını çırptı engin sularda balıklar,
Göklere inat.
Uçuyordu sonsuza damlalar,
Kuşlardan ırak.
Gün ışığı yarıyordu denizleri,
Değiştirip , yeniliyor.
İnsanlar sabitliğe aldanıyor.
Sürekli mülkün sahibi ,
Var ettikleriyle, dalga dalga dümen yapıyor.
Yeniden ve yeniden varoluşu ayarlamak,
Önce kuşlar
Sonra sincaplar terk etti,
Yeşil ormanları.
Bu yalnızlığa dayanamadı ağaçlar,
Yerlerini plastik boyalı binalar aldı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!