Pire
Hala dolambaçlı sokaklardasın,
Cümbür cemaat ensende cinler ve periler.
Serkeşlikten yıkanamamışsın ,
Üzerinde yalakman oynuyor pireler.
Hep bir yanın eksik,
Kuşlar kanatlanmıyor ruhunda.
Rastlantısal bağlantılar var,
Seni bana getiren sihirli ayakkabıların bağcığında.
Yeşili gözlerine giyip
Gökyüzü reddetmiş yerde olanları.
Ne yapsın felek?
Adem’den yetim,
Havva’dan öksüz kalanları.
Bir dağ yamacını aşarak,
Bazen kuraklık,
Bazen yağış bırakarak,
İlerledi.
Adına kimi yerlerde fön,
Kimi yerlerde dağ meltemi,
Bu bir sancıdır.
Doğacak olan herkesten,
Herşeyden farklıdır.
Hesap her gün görülüyor.
Onun şaşması,
Yolumunu değil,
Kendimi kaybettim.
Yüzmeyi değil,
Uçmayı öğrendim.
Kanatsızım,
Süzülüyorum.
Saat sabah sekiz otuz.
Işıklardayım.
Değişiyor ha bire gökyüzünün rengi.
Olan bitene aldırmadan uçuyor martılar,
Yok maviliklerde olup bitenin yerde dengi.
Gözyaşı dökmeden ağlar tilkiler,
Kuytularında gölgelerin.
Çocuklar bilmediğim bir lisandan seslenir,
Pencerelerinden evlerin.
Yapraklardaki nemde dalgalanır,
Kanatlarını çırptı engin sularda balıklar,
Göklere inat.
Uçuyordu sonsuza damlalar,
Kuşlardan ırak.
Gün ışığı yarıyordu denizleri,
Değiştirip , yeniliyor.
İnsanlar sabitliğe aldanıyor.
Sürekli mülkün sahibi ,
Var ettikleriyle, dalga dalga dümen yapıyor.
Yeniden ve yeniden varoluşu ayarlamak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!