Baharın bilmediği renkler
senin gözlerinde yükseliyor,
öyle bir renk ki
yeşile benzemez,
kırmızıya sığmaz,
mavinin göğsünü yarıp
gecenin içinden çıkar.
Bir yanı halktır bu rengin,
bir yanı öfke,
bir yanı ekmek kuyruğunda bekleyen baba,
bir yanı okul kapısında
çocuğunun harçlığını hesaplayan anne.
Ve sen bakınca
çiçekler utanıyor biraz,
çünkü baharın bütün renkleri
pahalı geliyor bu memlekette.
Bir renk var gözlerinde,
iktidarın tarif edemediği,
anket şirketlerinin ölçemediği,
televizyon ekranlarının
üzerine sansür çekemediği.
Kırmızımsı yeşil belki,
sarımsı mavi belki...
Bilimin adını koyamadığı
o imkânsız renklerden biri.
Ama ben biliyorum:
O renk
pazarda filesi küçülen kadının gözüdür,
emekçinin nasırlı avucudur,
öğrencinin turnikeden geçerken
cebinde kalan son bozukluktur.
O renk
adalet diye bağırırken
sesi çatlayan bir halkın
boğazında büyüyen renktir.
Bahar geliyor diyorlar,
ağaçlar çiçek açıyor,
kuşlar dönüyor,
nehirler kabarıyor...
İyi de kardeşim,
hangi bahardan söz ediyorsunuz?
Emekçinin evine
doğalgaz faturası gibi giren kış bitmediyse
hangi bahar?
Çocuğun beslenme çantasına
bir simit bile fazla geliyorsa
hangi bahar?
Bir genç
diplomasını koltuğunun altına alıp
iş aramak için
şehrin bütün sokaklarını dolaşıyorsa
hangi bahar?
Bahar dediğin
yalnızca erik dalında açmaz.
Bahar
adalet gelince açar.
Bahar
sofraya ekmek gelince,
Bahar
mahkeme kapısında
hak yerini bulunca,
Bahar
bir insan
“Benim de sözüm var!”
diye meydanın ortasında
korkmadan bağırınca açar.
Senin gözlerinde başka bir mevsim var.
Öyle bildiğimiz mevsimlerden değil.
Takvimlere sığmıyor.
Meteoroloji ölçemiyor.
Devlet dairesinin duvarındaki
eski takvim yapraklarından
koparılamıyor.
Çünkü senin gözlerinde
bir ülkenin yarını var.
Bir çocuk
elinde kırmızı balonla
sabahın kapısını çalıyor.
Bir işçi
fabrika düdüğünden önce
uyandırıyor güneşi.
Bir köylü
kurumuş toprağın üzerine
avuç avuç umut serpiyor.
Bir öğretmen
tahtaya ilk kez
“özgürlük” yazıyor.
Ve meydanlarda
binlerce insan
aynı göğsün içinde
atan tek bir kalp gibi
yürüyor.
Siyaset dedikleri şey
bazen bir kürsü değildir.
Bazen pazarda
domatesin fiyatına bakan kadının
sessizliğidir.
Bazen emeklinin
maaş kartını cebine koyarken
yüzündeki gölgedir.
Bazen genç bir insanın
“Bu ülkede kalıp
kendi geleceğimi kurabilecek miyim?”
diye sormasıdır.
Bazen de
bir bankın üzerine çıkıp
halka seslenen bir adamdır.
Etrafında
makam arabaları yoktur belki,
ama halk vardır.
Otobüslerin camlarında
yüzler vardır.
Esnaf vardır.
İşçi vardır.
Öğrenci vardır.
Köylü kadın vardır.
Çay bardağının buğusunda
memleket vardır.
Ve siyaset
ilk kez yeniden
insanın yüzüne bakmaya başlar.
Çünkü halktan uzaklaşan
her iktidar
kendi aynasında küçülür.
Halkın arasına giren
her umut ise
bir meydan kadar büyür.
Baharın bilmediği renkler
işte orada yükseliyor.
Bir çocuğun gözlerinde,
bir annenin duasında,
bir işçinin yumruğunda,
bir gencin inadında,
bir emeklinin
“Yeter artık!”
diyen sesinde.
Kırmızımsı yeşil...
Sarımsı mavi...
Bilim ne derse desin
ben onların adını biliyorum:
Umut.
Ama öyle kolay umut değil bu.
Öyle
“yarın her şey güzel olacak”
diye bekleyen
uslu bir umut değil.
Dişiyle tırnağıyla
karanlığı yaran,
haksızlığın kapısına
yumruğunu vuran,
sandıkta konuşan,
sokakta yürüyen,
meydanda çoğalan,
ekmeğini paylaşan,
“Ben buradayım!”
diyen
inatçı bir umut.
Bir gün
bütün ekranlar susacak.
Bütün sloganlar bitecek.
Bütün sarayların
duvarlarına sinmiş yankılar
rüzgâra karışacak.
Ve halk
kendi sesini duyacak.
İşte o gün
bahar gerçekten gelecek.
Çiçekler
yalnızca dallarda değil,
insanların yüzünde açacak.
Gökyüzü
mavi olduğu için değil,
özgür olduğu için güzel olacak.
Ve sen
gözlerinle bakacaksın dünyaya.
Ben diyeceğim ki:
“İşte bu!”
İşte baharın bilmediği renk!
İşte kitabın yazmadığı,
haritanın göstermediği,
iktidarın satın alamadığı,
zulmün söndüremediği renk!
Bir halkın
karanlıktan çıkarken
gözlerinde taşıdığı
o büyük,
o imkânsız,
o güzel renk...
GELECEK.
Hikmet Metin ÇavdarKayıt Tarihi : 17.08.2026 14:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!