Kendinden olma O zalim,
Sessiz itaatsizliğiyle eşeler yenilgilerimin toprağını.
(Karşımda) bin boşluk daha!
Gene!
Gömdüm seni.
Hatıra, âşık dua'dır şimdi.
Kederdir umut, sevincim kayıp.
Dolunaya gömdüm seni.
Ayna karşısındayım.
Yansımanın içine içine yutkunuyorum, kirpikleri seyrelmiş zamanla.
İnce bir çizgi çökmüş alnına, farketmemişim.
Tadı farklı tükürüğümün.
Tükürmüyorum.
Yalamamak için geri,
Tükenir şu dolmayan kalemler,
Bir sigara yakarım öyle.
Durmuşum da bahar soğuğunda,
Balkonunuzda titreyerek.
Ağıt çekiyorum içime.
Aldatılan gecelerin ardından kalem mürekkebe keser...
Yazmak, bir çoğuları için kendilerini ifade etme biçimi değildir. Kimileri konuşur,
kimileri dans eder, kimileri şarkı söyler... Bazen öylesi beterleşir ki bu işler, kimilerinin yüzleri
yazıya doğru dönüverir. Susarak konuşur O kimileri; onlar yalnızca kendilerini dinlerler,
susarak izlerler kendilerini. Tüm bu ifade biçimlerinin atasının ‘yalnızlık’ olduğu söylenir: sözde
Zalimin yuvasından çalınan kuşlar,
Yuvalarına asla geri dönemediler.
Zalim,
Hışımıyla ezen,
zamanın önüne geçemeyen.
Büyüdüğüm şehir,
su ve toprak içinde.
Topraktan olmuş
ve sudan doğmuş
iki yol var orada.
Koynuna yatardım
sessizce fısıldardın kelimelerini
İçimde büyürdü
küçük kelimelerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!