Yanağım sol elimin avuçunun içinde,
Penceremden sokağı izliyordum.
Sırtında bir hamal sepeti;
Belini büken sevdaları, hayalleri olan,
İçinde ekmek kavgasını taşıdığı,
Hayatın yükü ile ezilen bir adam geçti.
Dikkatlice izledim Hamal İbrahim’i.
Sonra düşündüm onu ve kurduğu hayallerini.
Cebinden çıkardığı mendil ile
önce yüzündeki yorgunluğu sildi,
Sonra başını kaldırıp gökyüzüne,
Dili lal ama gönlü ile fısıldadı isteklerini.
Günün yorgunluğu ile bıraktı sepetini
evin girişindeki sedirin üstüne.
Nasır tutan elleri ile iki kez vurdu mavi boyalı
Kapının soğuk demirine.
Kapı gıcırdamayla ağır ağır açıldı.
Dışarıdaki soğuk, nasırlı, yorgun dünya;
Ayaklarına sarılan,
Saçları iki yandan bağlı,
Kırmızı kurdeleli kızı
Aynişan gülümsedi yüzüne.
Aldı kucağına,
Sarıldı ve kokladı bütün yorgunluğuyla.
Ve ardınca kapandı mavi boyalı demir kapı peşine.
Sanki bütün hüzünleri kapının ardında kalmıştı
Küçük kızı Aynişan’ın gülüşüyle.
O gece mavi kapının ardında sadece huzur hüküm sürdü,
Dışarıda sokakları dar eden rüzgar içeri sızamadı.
çözülmüş saçlarıyla babasının kolunda uyudu Aynişan
İbrahim’in belini büken o ağır yükün izleri,
Kızının nefes alışlarında eriyip gitti.
Güneş henüz doğuyordu şehrin üstüne,
Mavi kapının ardında sessiz, duru bir uyanış...
Gözlerini açtı Hamal İbrahim,
Göğsünde uyuyan dünyalar güzeli kızına baktı.
Gece, bütün hüzünleri silip süpürmüştü
O minik kalbin sıcaklığıyla.
Yavaşça doğruldu hazırlandı
Girişte dilsizce bekleyen sepetine baktı yine.
Ekmek kavgası yeniden çağırıyordu sokağa;
Yeniden bükülecekti belki beli,
Yeniden nasır tutacaktı elleri.
Aynişan uykulu gözlerle yanına geldi
“Baba..." diyen sesi karıştı koridora
Eğildi, kızının saçlarını koklayarak öptü derinden.
Bu sabah gökyüzüne bakarken gönlü lal değildi İbrahim’in;
Giyindi yorgun hırkasını, aldı sepetini sırtına.
Mavi boyalı demir kapı gıcırdayarak açıldı yeniden.
Ama bu kez arkasında bıraktığı gülüşün gücüyle,
Hayatın yükü hafif gelecekti yüreğine.
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 17:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Büyümüş ve yetişkin bir kadın olmuş Aynişan’ın gözünden anlatılan geçmişinin hikayesidir.Aynişan, yıllar sonra bir gün evinin penceresinden dışarıyı, sokağı izlerken sokaktan sırtında küfesiyle geçen yorgun bir hamal görür. Bu görüntü onu bir anda çocukluğuna, çok sevdiği babası Hamal İbrahim’in ekmek kavgası verdiği o eski günlere götürür. Sol elini yanağına koyup pencereden dışarı bakarken gördüğü o adam, aslında ona kendi babasını ve çocukluğunu hatırlatmıştır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!