Hala buğulu bakar gözlerim,
Gidişinin ardından,
Son sokaktaki dönemeçte,
El sallar dururum boşluğa.
İplik iplik yağmurlar ağlar gönlümde.
Candan candın canıma canan.
Kor ateşlerde,
Cayır cayır yanarken,
Kalbimde ümitsiz bir duyguyla,
Yasak bir aşkla sevdim seni.
Hasretinle,
Bir çocuk seviyorum içimde,
Ama ismini bir türlü koyamıyorum.
Eşsiz duygularda süründürüyor beni,
Nefesime kazıdığım gün, gül kokulu yüzünü.
Bakma öyle ağlamaklı yüzüme,
Silemedim hala seni gözümden.
Pencere kenarında
Kahvemi yudumlarken,
Sabah güneşi tül perdemi araladı.
Ellerinde tahta bir bavulla,
Kimsesizler yurduna koyuldu,
Yaşlı kadın.
Çözemedim hala, şu kör olası hasret düğümünü
Korkuyorum, bu kuytu köşe başında.
Karanlıkta kalmış yine gözlerim,
Efkâr dolu, sitem dolu avuçlarım.
Cebimde biriktirdiğim tüm hayallerim.
O eski,
Acı şarkılarla ağlarken pencerede.
Şimşekler çakar beynimde.
O an sen düşersin gözlerime,
Bir damla yaş olup süzülürsün kalbime.
Gece, yine tüm ıslaklığıyla bedenimi sarıyor,
Hayallerim avuntusuz,
Yastıksız, yorgansız yatağım.
Üşüyorum anne,
Yorgunum.
Parmaklarıma sımsıkı sarılmış,
Gidişinin ardından,
Şiddetli bir sarsıntı düştü gönlüme.
Ve ben enkazında kaldım,
Ayrılığın…
Umutlarım, hayallerim, düşlerim yıkıldı.
Kuytu karanlıklarda,
İlk kez bulmuştum kendimi,
Sevda misali, ay parçası gülüşlerinde
Bileklerimde közlendi,
Yalnızlığa tutuklayan kelepçeler.
Ve hasret prangaları parçalandı,
Yüreğimin suskunluğunda.
Ne dağları deldik,
Nede delirdik.
Sadece en içten,
Yürekli bir sevgi ile sevdik.
Ateş topu tuttuk,
Buz kütlesi diye göğsümüze bastırdık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!