Kimseler bilmez içimdeki o sessiz limanı,
Ne bir harita sığar oraya, ne pusula.
Zamanın kör düğümle bağladığı zamanı,
Derin bir sükûnetle saklar yüreğim zula.
Gün ışığı değmez, rüzgâr girmez ardına,
sevdiklerim
sizlerden ayrı
kurallarla dolu
küçük
tüm albenilerden uzak
yıkılası bir dünyada yaşıyorum
yıldızlara yazdım şiirlerimi
sılada yürüdüm bir müddet
hasret büyümüşken gözümde
kadere küstüm sonradan
derken
alevden bır ırmak doldu damarlarıma
Gelmiştin ya o gözlere takıldım
Az zamanda o gözlerde asıldım
Yürek çarptı bir kerede lal oldum
Yüreğime söz geçmiyor ver ilacı.
Ya kal ya git böyle durma arada
bir yürek parçasıdır sana gönderdiğim
özlemle kucakla sar onu ne olur
duygu yüklü bulutlardan almıştım
sitemli sözlerle incitme ne olur
sana bağlanmış
sana inanmışım
sen ki gönlümün derinliğinde yara
sen ki belleğimde oluşmuş tatsın
sana saplanmış
sende sevda düşlerine dalmışım
gözlerinde gördükçe saydam bakışını
farkında olmadan
yanlızlığımı seyrediyor
ve saldırıyorum ona günü düşleyerek
acımasızlığın pencesindeyken bile
kör kuyular cekiyorum akan ırmağından
geceler uykusuz
gündüzler bitkinken
vurduğunda karaya sevdanın gölgesinde
şandırada asılmış melun bir bayrak
selam duruyordu sarmal sağanağında
kaçışın tekerrürü bir noktada iken
yanılsama suyundan içti kana kana
sökün etti alev gibi
ne zaman yüreğinin kapısını aralayıp
bir gölge gibi içeri süzülsem
sol köşede duran güncene koşuyorum
beni arayıp bulamıyorum ya
vurgun yemiş misaliyim işte o zaman
her zaman ki gibi
hayret yine koşa durur sahillerde bir akis
akıntı kurgular yine sabır gecelerinde
takıntılar seyreylerken selvi tellerindeki uçarın
izan uğramış yollarının sapağında görünür rab
can kükremişken pazarın koylarında yapılır imece
ektiğin kar sularında açmaz artık güllerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!