Bugün günlerden sen
Bugün günlerden aşk
Bugün günlerden rehavet
Bugün tadında çekiyorum efkarımı
Yaz derinliklerde saklı kalsın tarih
Yaz sana olan duygularımın esaretini
Bir nakış gibi işlenmiş gönlümün özüne,
Ülkeye sevdalı, insana vurgun bu yürek.
Geçmişin izi düşer her bir sözüne,
Kadim bir geleneği örmek, ilmek ilmek.
Sıla kokusu sinmiş rüzgârın sesine,
yıkma kendini öyle
bak
umut ateşi yükselmekte doruklarında dağların
ve susmakta beşikte ağlayışları bebelerin
yıkma
koyverme kendini öyle
Bir güzel bir yürekte
Bin hevesle hayallere
Düşlerinde kanatlanıp
Ulaşamıyorum diye
Sevda acısı ile kavrulur ya
Katık olur serzenişlere.
bir kaç gül düştü
eğik duran dallarından
kan kızıl renkli
misk amber türünden
önce dal sarsıldı
sarsıntı ağacına vurdu
Parıldayan bir güneş gibi
ısırganlar kaplamış misali
narin bir yüz sardı yüregimi.
Aslına kavuşma hayali depreștikce
rüyalarda abi-hayat doldu içime.
Sorgularimin cevabi
sen ki gönlümün derinliğinde yara
sen ki belleğimde oluşmuş tatsın
sana saplanmış
sende sevda düşlerine dalmışım
gözlerinde gördükçe saydam bakışını
farkında olmadan
akşam güneşi vurmuyor artık
kösnü gecelerin kuytuları dibinde
her gece
elimde şişe
içinde gençliğim
beraberinde mehtabı içiyorum
bir yıldız ağladı
ilk ışığı göründüğünde sabahın
güneşin öfkesi bindi üstüne
kavruldu teni
sahtekarlığında insanın
doğumla gelir insan
sensizlik kahredip hırpalarken bedenimi
ararken suretini gecenin yalnızlığında gözlerim
bir yandan ihanetine kurşun sıkıyor ellerim
ve
adını koyamıyorum sana olan duygularımın
yalanların yaralıyor ürettiğin yalanların




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!