Az Sevmesini Bilmedim Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
713

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Az Sevmesini Bilmedim

az sevmesini bilmedim
sana dedim

bu kadar sokulma yüreğime.
ben az sevmesini bilenlerden değilim.
öyle insanların yaptığı gibi
biraz sever,
biraz unutur,
biraz bekler,
biraz vazgeçerim sanma.

benim gönlümde orta yol yoktur.
bir damla düşse deniz olur,
bir kıvılcım düşse har olur.

ben felaketlerimi de
sevdiklerim kadar büyütürüm.

onun için dedim sana,
yaklaşma.

çünkü ben bir bakışı günlerce taşırım.
bir sözü yıllarca.
bir hatırayı ise mezara kadar.

milletin unutmak dediği şeyi
ben ömrüm boyunca hatırlarım.

kusur mu?
belki.

ama insan huyundan önce
yarasından ibarettir biraz da.
benim yaram derindir.
üstü kabuk bağlar,
altı hep kanar.

gülersin, görmezler.
susarsın, anlamazlar.

bir tek gece bilir insanın
neyi sakladığını.
ben gecelerle eski dostum.
kaç kere sabahı etmeden
bir ömrü düşünüp bitirdim.
kaç kere olmayacak şeylere
olmuş gibi sevindim.
kaç kere bir ihtimali,
hakikatten daha çok sevdim.

sonra hayat çıktı karşıma.
şu çok övülen hayat.
ne öğretmenmiş meğer.
birinden vefayı,
birinden vedayı öğrendim.
kiminin elini tuttum,
kiminin yokluğunu.

meğer insanın canını alan bıçak değilmiş.
alışmakmış.
bir sesi duymaya alışmak.
bir ismi beklemeye alışmak.
bir hayali kendinden saymaya alışmak.
sonra hepsinin elinden alınması.
işte insanı en çok bu kırıyormuş.

sana dedim ya,
bu kadar sokulma yüreğime.
ben sevgiyi akılla yönetemem.
kalbim, aklımı yıllar önce kovdu.
o günden beri içimde
sadece bir sarhoş dolaşıyor.
ne hesabı biliyor,
ne ölçüyü.
sev dedi mi seviyor.
yan dedi mi yanıyor.

ve işin tuhafı
her seferinde küllerinden kalkıp
aynı ateşe yürüyor.
ben kendime çok kızdım.
çok.

bundan sonra dikkat edeceğim. dedim.
bu defa mesafeli olacağım.
dedim ama olmadı.

çünkü gönül,
tecrübeden nasibini almayan
tek mahluktur.

elini yüz kere ateşe uzatır,
yüz birinciyi yine umutla bekler.

insan yaş aldıkça akıllanmıyor.
sadece kırıldığı yerlerin sayısı artıyor.

bunu geç öğrendim.
bir de şunu,
bazı insanlar hayatına girmek için değil,
içinde iz bırakmak için geliyormuş.

kalmak başka,
dokunmak başka şeymiş.
kimi yıllarca yanında durur da
bir iz bırakmaz.
kimi bir mevsim uğrar,
ömrünün şeklini değiştirir.

işte sen de öyle geldin.
bir kapıyı çalmadın sadece.
içimde yıllardır kilitli duran
bütün odaları açtın.

şimdi gitsen bile
sesin kalır.
çünkü bazı insanlar gitmez.
yoklukları kalır.
ve yokluk,
bazen varlıktan daha ağırdır.

şimdi anlıyorum,
insan sevdiği için üzülmüyor aslında.

sevdiği halde
sığdıramadığı şeyler için üzülüyor.
bir ömre,
bir kalbe,
bir kadere.

bazı sevgiler fazla geliyor.
bazı insanlar da.
ben galiba ikisini de taşıyamayanlardanım.

onun için en başında dedim sana,
bu kadar sokulma yüreğime.

ben az sevmesini bilenlerden değilim.
birini seversem,
sadece onu değil,
onunla yaşayabileceğim bütün yarınları, kurabileceğim bütün hayalleri,
inanabileceğim bütün mucizeleri de severim.

ve gün gelir de giderse,
bir insan gitmez içimden.
koskoca bir ihtimal ölür.
işte beni yıkan hep bu oldu.

ne ayrılık.
ne yalnızlık.
ne de kader.

beni en çok,
gerçekleşmeyen ihtimaller öldürdü.

ve buna rağmen.
şu akılsız gönlüm hala bir köşede
bir ışık görse güneş sanıyor.
bir tebessüm görse bahar.
bir insan görse ömür.

ben de oturup ona kızamıyorum.
çünkü bütün kusurlarıma rağmen
beni ben yapan şey de bu.

varsın akıllılar kazansın.
ben kaybettiğim yerden sevmeye razıyım.

çünkü bazı insanlar mutlu olmak için yaşar.
bazıları ise bir kere olsun
hakikaten sevebilmek için.
ben ikinci taraftayım.

ve artık biliyorum.
sevda insanı öldürmez.
insanı öldüren şey,
kalbinde taşıdığı sevgiyi
kime vereceğini bilememektir.

✍️

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 21.06.2026 12:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!