Giden, yaktığı köprünün külünü avucunda taşır,
Özgürlük sanır adımlarını, oysa gölgesine zincirlidir.
Kestiği dalda kurur kendi baharı yavaş yavaş,
Başka bir göğe uçarken, eski güneşte rehin kalır.
Kalan, suyu çekilmiş bir denizde paslı bir çapadır,
Duvarları yıkılmış evde, rüzgarla dertleşir dilsiz.
Cevapsız kalan her soru, zihninde kanayan bir yaradır,
Geçmişin enkazında sabahlar, yarını bütünüyle kimsesiz.
Çatlayan bir aynada iki ayrı yüz, iki kör bakış...
Gitmek, mesafeyle bitmez; kalmak, beklemekle geçmez.
Ayrılık; tek bedende iki ayrı kış, iki ayrı yakarış,
Kıran da kırılan da aynı camın kesiğinden kaçamaz.
Kayıt Tarihi : 1.03.2026 01:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




"Yaktığı köprünün külünü avucunda taşımak” ve “suyu çekilmiş bir denizde paslı bir çapa” imgeleri çok güzeldi.
Bu arada şiirin son kelimesi "kaçamaz" olmalı sanırım.
Ayrılığın o iki yönlü halinin tam da anlatmak istediğim gibi size geçmesi ve özellikle kül ve çapa imgelerinin aklınızda yer etmesi beni gerçekten çok sevindirdi. Vakit ayırdığınız, bu güzel değerlendirme ve yorumunuz için çok teşekkür ederim.
O kısım tamamen gözümden kaçmış, 'kaçamaz' olacaktı. Bu dikkatli okumanız ve uyarınız için ayrıca teşekkür ederim.
TÜM YORUMLAR (2)