Giden, yaktığı köprünün külünü avucunda taşır,
Özgürlük sanır adımlarını, oysa gölgesine zincirlidir.
Kestiği dalda kurur kendi baharı yavaş yavaş,
Başka bir göğe uçarken, eski güneşte rehin kalır.
Kalan, suyu çekilmiş bir denizde paslı bir çapadır,
Duvarları yıkılmış evde, rüzgarla dertleşir dilsiz.
Ölümüm senden olur
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
gözlerinin ağlamaklı bebeğine...
Devamını Oku
bilinsin
ne uçsuz bir kan akışı
ne buğusu kadehte rakının,
ela ve sonsuz bir teneşir uykusu
gözlerinin ağlamaklı bebeğine...




Ayrılığın o iki yönlü halinin tam da anlatmak istediğim gibi size geçmesi ve özellikle kül ve çapa imgelerinin aklınızda yer etmesi beni gerçekten çok sevindirdi. Vakit ayırdığınız, bu güzel değerlendirme ve yorumunuz için çok teşekkür ederim.
O kısım tamamen gözümden kaçmış, 'kaçamaz' olacaktı. Bu dikkatli okumanız ve uyarınız için ayrıca teşekkür ederim.
Şiir, “giden” ve “kalan” üzerinden kurduğu karşıtlıkla ayrılığı tek taraflı bir kayıp olmaktan çıkarıp iki yönlü bir kırılma olarak ele alıyor oluşu güzeldi.
"Yaktığı köprünün külünü avucunda taşımak” ve “suyu çekilmiş bir denizde paslı bir çapa” imgeleri çok güzeldi.
Bu arada şiirin son kelimesi "kaçamaz" olmalı sanırım.
Ayrılığın o iki yönlü halinin tam da anlatmak istediğim gibi size geçmesi ve özellikle kül ve çapa imgelerinin aklınızda yer etmesi beni gerçekten çok sevindirdi. Vakit ayırdığınız, bu güzel değerlendirme ve yorumunuz için çok teşekkür ederim.
O kısım tamamen gözümden kaçmış, 'kaçamaz' olacaktı. Bu dikkatli okumanız ve uyarınız için ayrıca teşekkür ederim.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta