Sevdiğim,
Bir ömürlük ekmek gibi bölüştüm seni içimde,
Bir sabah ışığı gibi düştün yorgun ellerime.
Adını söyledim rüzgâra,
Adını söyledim geceye,
Ve her şey biraz daha sen oldu.
Gitmek dedin ya,
İşte o zaman anladım,
İnsanın en çok sevdiği yerden yaralandığını.
Çünkü ayrılık,
Bir kapının kapanması değildir yalnız;
Bir evin içindeki seslerin susmasıdır.
Biz,
Birbirini bulmuş iki yalnızlık değil miydik?
Aynı göğe bakıp aynı yağmura ıslanan,
Aynı düşü büyüten iki yürek...
Ne oldu da yollar konuştu da
Kalpler sustu?
Bak,
Unutmak dedikleri şey
Bende hiç olmadı.
Bir ağacın kökünü unutması kadar zor,
Bir denizin tuzundan vazgeçmesi kadar imkânsız.
Ben seni,
Gözlerimde değil,
Nefesimde taşıdım.
Söz söyleyeceksen sevgiyle söyle,
Öfke çabuk geçer ama
Kırılan yer uzun süre sızlar.
Bir insanı terk etmek kolaydır belki,
Ama geride bıraktığı sessizliği toplamak zordur.
Ben gelişini sevdim,
Kapımı çalan umut gibi.
Gidişini sevemedim;
Çünkü hiçbir akşam,
Güneşin batışına alkış tutmaz.
Şimdi ellerimi bırakma sevdiğim,
Bırakma ki
Yarınlara karşı mahcup olmayalım.
Bırakma ki
Aşk, adımıza yazılmış en güzel cümle olarak kalsın.
Ve eğer bir gün
Bana aşk nedir diye sorarlarsa,
Kalbimin bütün kırıklarına rağmen
Yine sen derim.
Yine sen...
Ama ne olur,
Beni gidişlerinle vurma sevdiğim.
Kayıt Tarihi : 17.06.2026 01:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!