Akşam yine ağır geliyor.
Güneş batmıyor sanki...
Sadece senden kalan ışığı yavaş yavaş topluyor.
Ben yine aynı sokaktayım.
İnsan bazı yolları gitmek için değil,
Hatırlamak için yürürmüş.
Bunu senden sonra öğrendim.
Geçtiğin kaldırım taşlarına basarken
Ayağımı yavaş kaldırıyorum.
Belki ayak sesin hâlâ oradadır diye.
Kim bilir...
Belki sen de bir gün
Bu sokağın adını duyarsın.
Belki ansızın durursun.
Belki aynı banka gözün takılır.
Belki...
Hiç kimsenin fark etmediği o boş yere oturursun.
Ben gelmeden önce
Benim oturduğum yere...
Sonra başını kaldırırsın.
Ben de tam o sırada
Sokağın köşesinden çıkarım.
Hiç şaşırmayız.
Çünkü ikimiz de
En çok bu karşılaşmayı bekledik.
Konuşmayız.
Bazı suskunluklar
Yıllarca kurulan cümlelerden daha doğrudur.
Ben sana "Nasılsın?" demem.
Sen bana "Neredeydin?" diye sormazsın.
Önümüzde iki bardak çay vardır.
Buharı göğe karışır.
İçimizde yıllardır söyleyemediğimiz her şey
O buharla birlikte sessizce yükselir.
Belki bir serçe gelir.
Masaya birkaç kırıntı düşer.
Biz yine konuşmayız.
Çünkü bazı kavuşmaların
Sesi olmaz.
Sadece kalbi vardır.
Sonra akşam iner.
Şehir yine kendi telaşına döner.
İnsanlar birbirini geçip gider.
Kimse bilmez...
İki insan,
Yıllar sonra aynı bankta oturmuştur.
Ve dünya,
Hiçbir şey olmamış gibi dönmeye devam eder.
Eğer o gün gelmezse...
Ben yine burada olacağım.
Aynı sokakta.
Aynı bankta.
Aynı akşamın içinde.
Belki ayak sesin
Kaldırım taşlarına sinmiştir diye...
Yine yavaş yürüyeceğim.
Hakan Dağlı 2Kayıt Tarihi : 24.07.2026 22:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!