Beni sevdiğini söylediğinde anlamıştım benden iki adım ötede olduğunu, çünkü gözlerimin içine bakmadan nasıl bilirdinki sana sevdalı olduğumu ! hadi şimdi bana eyvallah giderim yüzümü döker bin adım öteye ve belliki izin kalır sol yanımda ama olsun şiirim olursun şairin olurum ama sen o vakit başka yollarda ben ise sevdalı.
ŞİİRLERİM OLMUŞTUN YA SEVGİLİ
Şimdi sana son şiirimi yazıyorum
Her mısrada adını gizlemiştim.
Geceleri yıldızlara fısıldamış,
Sensizliği kendimden gizlemiştim.
Belkide Şiir sevmeyene şiirler yazmaktı tüm hatam , aynı dili konuşmayan, duygularını acısıyla tatlısıyla kağıtlara dökemeyene ,onlarca kafiyeli sözcükleri bir araya getirip, onlarca kıta şiirle, aşkı ilan etmekti belkide hatam.
Beni sevmeyene sevgimi anlatmanın, kelimelerle kifayetsiz kalacağını bile bile, nasılda düştüm bu aşkın peşine, kaybedeceğini bilen ama asla pes etmem diyen bir boksörün, yediği yumrukların sonucunda nakavt olup, beyin travması ile hastaneye kaldırılıp,bitkisel hayata girmesi gibiydi benim seçimim, şimdilerde ruhum astral Seyehatta, kaybolmuş bir haldeyim, karanlıklar ülkesinde bir dilenci gibiyim , sevgiye muhtaç olan ben ,Rabbine el açmış aciz bir kul olarak ,beni kurtar YaRab zikriyle çıkmak istiyorum araftan,nezaman kabul olur duam bilemem, tek bildiğim normal hayata döndüğümde ve aydınlığa kavuştuğumda, yine ben aynı ben olacağım, yine yeniden kullanacağım sevgi hakkımı gözlerinin içine bakıpta, deryasında kaybolduğum kadında.
Olgunluk;
Hata yapmadan olgunlaşmaz insan,
Hata payının kefaretidir.
Çok da ciddiye alma bu hayatı;
Kahpelerin poker oynadığı,
Kahramanların kan kustuğu,
Sinsirella'nın Maskesi
Ay ışığı vurur cama,
Sinsirella, bir yalan mı?
Gülümser sahte bir eda,
Gizler içinde bir veda.
Tatlı diller döker her an,
Her yılan yerde sürünmez;
bazısı sofrana kadar uzanır.
Tuzunu bilir, ekmeğini böler,
gölgenle serinler akşamüstleri.
Sana “kardeşim” der,
Sen olmuştun benim şiirlerim, her bir dizesi aşkla örülü.
Şimdi son şiirimi yazıyorum sana, vedanın acı türküsü.
Ben gidiyorum sevgili, rüzgarlara karışıp bir nefes gibi,
Ve sen bitiyorsun burada, hatıralarla yalnız ve kimsesiz.
Bir zamanlar sen benim ilham perimdin, her mısramda yaşayan,
Güneşimdin, ayım, yıldızım, gökyüzümde parlayan.
Bazen tökezler dūşercesine insan, ihtiyacı olur birilerine, bu gerek maddi olur gerek manevi ,bu zamanlarda destek olanlar elbette vardır, varsa ekmeğini paylasir yūreğini ortaya koyar manevi sevgisini verir karşılıksız , birde hiç olanlar vardır sadece hiçtirler, isimleri vardır amet memet derim ben onlara yada ayşe fatma ,sözde akrabadırlar komşudurlar arkadaşdırlar hatta bazıları dostum der sahtece,bazılarıda sırtından vurur kahpece, herşeyi bilirler sorsan herşeye vardır bir yorumları bilmedikleri yoktur allahıda bilirler kitabıda iyide kötūyūde, bir tek bilmedikkeri vardır oda insanlıkları ,çoktan kaybetmiş oldukları ruhları ve bilmezlerki birgūn kendilerinede kaderin birgūn koyacağını sopasi olmayanın sopasının acıtacağını...
Ayhan Ulu
Sorarlarsa öldü dersin,
çünkü gidişim — sesin yankısında saklı bir susuş.
Yok oluşum,
bir aynanın kendi yansımasından utandığı kadar sessiz.
Ben,
GÖZYAŞLARIM
Kimilerinin içi kan ağlarken,
Kimilerinin keyfi yerindedir;
Vakitli vakitsiz işine bakar cahiller...
Düğün havası vardır yaşamlarında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!