Geceler boyu yalnızlıkla boğuşan,
Bir garibin, bir boynu bükük insanın,
Öyküsü gibidir bu.
Aşk öyküsü, yaşam öyküsü,
Sevip de sevilmeyen,
öyle bir gittin ki
yalnızlık düştü şehrin bulutlarına
sen gelmeden karışmam diyor
yarının yağmurlarına
aydın gürz
Öyle iç içeyiz ki seninle!
Ne zaman bir iç çeksem,
SEN düşersin içime...
Aydın GÜRZ
Oysa ki seni hiç sevmemiştim… okul açıldığında okulu, servis beklerken durakları sevdim. Kışın
Ayazlar da kayıp düşmeyi, yaşamı durduran soğukta ellerim titrerken sigara içmeyi sevdim.
Oysa ki seni hiç sevmemiştim…
Kalabalıkta yalnız kalmayı, her taraf ışıkken karanlığı sevdim. Güneş doğarken ayın gizemli ışığını beklemeyi sevdim.
Ve yine her kış geldiğinde yazın sıcaklığını, her sonbahar yaprak dökümünde baharın gelip çiçek açmasını sevdim.
Oysa ki seni hiç sevmemiştim…
hayat bir oyun aslında
kazanmakta var kaybetmekte.
hatta sonunda ölmekte var.
ama benim en sevmediğim bölümü,
oyunun ortasından birilerinin
oyunbozanlık yapması...
Hangi vicdan öz çocuğunu dört köşe altı duvardan oluşan, beton yığınlarının içinde tüm sosyal çevresi olan arkadaşlarından uzak tutabilir. Ve bunu yaparken de mavi ekranlardan medet umabilir. Dört duvarlı sanal hapishane minnacık dünyalarında nasıl psikolojik travma yaratabilir. Bunları düşünen beyinlerimize soralım bir bakalım ne cevap alacağız ?
Aydın Gürz
Tarifi yok yokluğunun
Ellerimde kalan hasret gibisin
Kalbimin içinde atan nefesin
Gördüğümden öte zamanın içindesin
Özlemlerimden daha özel, özdesin
Zamanı olmayan aşk gibisin
Çağ dedik
atladık özü
kısa geçtik
ezberledik özeti
sonuçta olundu
kısa bir özenti
günün ÖZ eti;
ilk doğduğum anda
kaba etime yemiş olduğum tokadı
yeniden yemek gibi.
bazen insan düşlediklerinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!