çokmu fırtınalıydı deniz,
dalgalar kıyılarını dövüyordu.
nasılda alıp götürüyordu enginlere,
öyle sessiz, öyle kimsesiz seni.
kıyametler kopmuştu okyanuslarımda,
parçalanmıştı ümit gemim.
artık gel demiyecegim,
sana hasret, sana susuz, sana aç.
gel sarıl boynuma demiyecegim,
üç haneli harflerde saçlarından asacagım.
artık sev demiyecegim,
sensiz gözyaşlarımı silme.
kapattım
tüm dünyamı.
gözbebeklerimi de
neye yarar artık.
kır çiçeklerini saçına takmak,
taç olmak istemiyor artık çiçekler
bir gökyüzüm olsa,
masmavi,
bulutlu,
kapalı
veya parçalı bulutlu.
masmavi bir yaz güneşim olsa,
yandı sahra ve çöller,
tutuştu dünya alem.
bir alev topu düştü,
okyanuslar içine.
dalgalar dev hızıyla,
sevdigimi biliyordun,
inadına gitmek istedin.
bırak dedin düşünmeden
gittin.. gittin de ne oldu.
ne sen mutlu oldun beni de mutsuz ettin.
kader bu ya.
sisler içinde elim uzanırken eline,
serin bir meltem gibi ismini sayıkladım.
sonra güclü bir rüzgar savurdu nefesini,
sisler içinde bir ses, ismini sayıkladı.
yavaş yavaş dagıldı çevremi saran sisler,
birden açıldı güller, çevremde menekşeler,
bir damla yaş
yürekten kopup gözden
denize damlayan bir damla yaş.
denizi yakan,
kavuran
aglatan
hangi kirli salıncakta uçmaktasın sen,
ne zaman karardı ufkun,döndü kızıla.
nasıl karıştı gözlerine kahpe bakışlar,
hangi su arıtır ruhunu şimdi.
insen de salıncaktan gec kalmadın mı? ,
uzan dizlerime, bak gözlerime,
kapat dudaklarımı,hiç konuşturma.
sadece gözlerime bak, konuş gözlerimle,
düşen bir damla yaş yanaklarına,
tenini yakarak, anlatsın sana,
tut ellerimi, sıkıca tut,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!