Dinle
dinle de kulak ver,haykırışlara,
içinde kür şadın çığlıkları var.
orta asya, ötüken, tanrı dağında,...
yatan yiğitlerin nefesleri var.
Babam,bilirim için yanacak
şehadet haberimi duyunca.
lakin alnımın yazısıdır önüme çıkan.
ben mutluyum,çünkü şehadetin eli,
tenime dokunurken.
baba, konuşurken seninle günlerden önce,
kaç aşk varki sinei ateşle yanmasın,
ateşe tutulan eldir,yanar dokunursa leb,e.
denizlerdir kuduran yar diye vurmadıkça,
yıkılır,duvarları nizamın, aşkın ateşiyle ey yar.
aşkımın giryesidir akan gözlerimden,
Girdim ir hurdacıya
sordum, bir kenara atılmış hurda aşklar varmıdır.
aradı tüm dükkanı,hurdaların içinden.
bir hurda yürek ile, birde yitik göz buldu.
kirli bir mendil ilşe tozunu silkti önce
sonra oturup bir masaya anlattı geçmişini.
inanki gözlerimi
görünce o gözlerin.
bana yaptıklarının
acısını çekecek.
ellerin,ellerime,
yavaşça dokunurken,
şöyle sakin bir kafayla,
oturupta düşündünmü.
yaratılan bu dünyayı,
akıl ile hiç çözdünmü.
baktınmı hiç daglarına,
denizlere ovasına.
Sana gönül verip te hatamı ettim,
beni bırakıp ta nereye gittin.
mecnuna dönderdin beni mahvettin,
acımadın zalim benim halime.
Mecnuna dönderdin nasıl yaşarım,
Aynaya bakınca beni,
sokagın karanlıgında gölgeni.
lambanın ışıgında seni,
bendeki seni tanımıyorum artık.
son gidişin bu yolun sonu,
biten bir sevdanın tükenen yolu,
seni görüyorum
dün,
kuşları, çiçekleri.
sessizlik içinde cıvıl, cıvıl,
kısa pantolon ve bluzunla.
çocuklugunu görüyorum,
acı çeker, doğurup,besler analar,
gece gündüz demez, aglar ana
bir hayvan gelir alır elinden,
yaşamaz artık, ölür analar
bayraga sarılan bir asker gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!