Asi Sevdam
Prangalar kar etmez, zincir vursan koparır,
Benim sevdam öyle bir kor ki, denizleri kurutur.
Uysal limanlar bekleme benden, rotam hep fırtına,
Yüreğim bir deli küheylan, şahlanmış bozkırına.
Ne sükunetten anlar bu gönül, ne de dilsiz vedadan,
Vazgeçmek geçmedi hiç, şu tozlu lügattan.
Gözlerin bir uçurum, bakışların keskin bir bıçak,
Ben o uçurumdan düşmeyi sevdim, her yanım paramparça olacak.
Asidir ruhum, rüzgara karşı kanat çırpan kuş misali,
Sende buldum ben, o dermanı olmayan hali.
Yasaklar örselerse örselesin, yasak meyveyi dişlerim,
Seninle cehennem bile olsa, ben o yolu düşlerim.
Sustukça içimde büyüyen o devasa yangınsın,
Sen benim hem en büyük kavgam, hem de sığınağımsın.
Gülüşün bir isyan bayrağıdır kalbimin en orta yerinde,
Bin yıllık bir hasretin izi var, o mahzun ellerinde.
Yollar kapansa da taşlarla, ben o yolları kazırım,
Senin bir tek "gel" deyişine, ölmeye de hazırım.
Sakin sularda yüzmek değil, dalgalarla boğuşmak niyetim,
Sen benim bu dünyadaki en büyük mağlubiyetim...
Ama vazgeçmem!
Yıldızlar sönse, güneş buz tutsa da dönmem geri,
Alnıma yazılmışsın bir kere, kazıyamaz kimse o yeri.
Benimki bir sevda değil, bir varoluş kavgası,
Göğsümde taşıdığım, o en şerefli yara izi, asi sevdamın damgası.
"Bazen aşk, fırtınanın ta kendisidir; limana sığınmak yerine o fırtınada savrulmayı göze almaktır
Kayıt Tarihi : 14.04.2026 01:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!