Henüz sana söylemedim
Seni nasıl sevdiğimi
Söylemem de bu gidişle.
Bu sevdayı sır eyledim kendime
Bir tutku ki sorma gitsin
döşüne vurduğum ellerim kurur
muhabbetsiz kaldı duvarda durur
avazım özlemim kalbime vurur
sazım ne söylesin dilim ne desin
üşüyorsa ellerin,diğeriyle ovuştur
başındaki telaşı,sabır ile buluştur
nefsindeki açlığı,inancınla savuştur
kibirlinin içine,binlerce şüphe düşsün...
bilsem ki;
dünyayı ısıtan güneş
ruhumu da ısıtacak
çıkar alırdım gökten...
geceye yükledim bütün vebali
yalnız bırakan o ellere sözüm
görmez oldu gözüm mah-ı cemali
ahraz akşamlara dillere sözüm
korkuyu öğretti serçe nefesi
olup bitenden bihaber karıncalar
karıncalar ki bölük bölük
istilaya hazır ordular
bir yanda yeniden doğum
öbür yanda vahşi bir ölüm
Dengemi bozuyor bir küçük zerre
Ayaza uğradı yüzümde kurre
Gelip çattı yine o sinsi Kasım
Güneş fersizleşir üşütür böyle
Kaptırmışken Kendimi bu dünya hevesine
Her şeyden vazgeç desem geçmezsin biliyorum
Ciğerlerim tutuşsa çıngı düşse sineme
Suyu da ateş sanar içmezsin biliyorum
ve; tahta bacaklı palyaço,tepeden bakıyor hepimize




-
Hazangül Hüseynova
-
Sevilay Şahbaz
-
Sevilay Şahbaz
Tüm YorumlarŞiirlerini okudum. Memnun oldum. Size yaradıcılıq uğorları arzusu ilə
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi
2007 ve 2009 da ne yazdıysam hala aynı fikirde olmak ne güzel bir şey iyi ki tanımışım seni mertlerin efendisi