Bir bahar akşamı hüznünden çıkıp,
Yüzünde en tatlı gülüşlerle gel! ,
Benliğin,akılın seddini yıkıp,
Göğümde ülker ol,saf düşlerle gel! ...
Zamandan sıyrılıp,vehminden arın,
Bir kere aştı mı gözyaşı, bendi,
Ağustos ayında yağan kar olur.
Koparsa derinden kalbin kemendi,
Taşıyana külfet, gönle ar olur
Görülmez, dünyada yüreğin fendi,
Kara bulutlara pabuç bırakıp,
Yağmursuz sellere yenik mi düştün?
Denizsiz nehirde tersine akıp,
Derede yellere yenik mi düştün?
Yağacakmış gibi şimşekce çakıp,
Nasıl da bitermiş cemre dediğin,
Bahar ortasında hazan olurmuş.
Canında can bilip özge dediğin,
En kutlu gayene kıyan olurmuş.
Vurgun gözlerine akıp kandığın
Küsülü göklerin Süreyya kızı
Sen çorak gönlümün lâlegâhısın.
Hem umut ağrısı, hem kahpe sızı,
Hem can çekişenin çilegâhısın
Tereddüt getiren buluta inat
S en imbikten süzülmüş,bozkırda açılan gül,
A nıldığında ukde,varıldığında gönül.
F üsnuna kapılırmış,gökyüzünde kehkeşan,
A dın cemreye davet,yokluğun ise yaman.
B uğulu bakışların ötelerden haberci,
E l açanlara sultan,muhabbete dilenci.
Tutunduğun candan medet beklerken,
Bir anı gün edip güne eklerken,
Ruhun sorgusuz mahkûm, uğrarken cendereye,
Direniş ah direniş, kabul edilmez şeye.
Kabuğunda bir inciyim,
Bin kapanır bir açarım.
Zamansızlığın genciyim,
Uzak düşlere uçarım.
Şahikalar bende doğar,
Marifet Kayseri'de değil senin özünde,
Mekan kanatlanır da uçar şair sözünde,
Yıllardır mahremimde sakladığım yüzünde,
Zemheri inadına,açan filiz görürüm...
Tutkuyla bağlanılan şehrin yakan narına,
Sanırdım kâinat kendinden işler,
Hâlbuki öteden hesap olurmuş.
Sorgusuz sualsiz önce gidişler,
Gün gelir özgeye gazap olurmuş.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!