Çağrılmadık konuktun en gizemli odama,
Demiştim; bir soluklan, birkaç gün kalıp da git.
Mülteciydi gözlerin, bakışlarıma ama,
Yasaklıydı ötesi, misafir olup da git.
Oysa sen her gelişte işgal ettin yurdumu,
Nesebi bellisiz,fitne yumağı,
Kalbi katılaşmış,bozuk dimağı,
Gözüne soksan da ışıktan ağı,
Karaya tutulmuş zul’e ne denir?
Kahrından,kibrinden gökler kaçışır,
Seni senden öte bulup,
Belki milyon kere geldim.
Peşin sıra gezgin olup,
İzin süre süre geldim.
Gözlerini bahar bilip,
Saklama yüreğini biliyorum içini,
Kışta tutsak kardelen, kırık kuşkanadısın.
Kaçırma gözlerini, çocuksu sevincini,
Gelincik özlemlerin dinmeyen inadısın.
Sen sahte gülüşlerde hüznün yanı başında,
Kaf dağına umut salsam,
Rotam sana doğru uzar.
Tanrılardan ateş çalsam,
Kutuplarda yolum azar.
Gökyüzünde yıldız olsam,
Arkana bakmadan gitmek var mıydı?
Yıktığın viranım eserin olsun.
Fethettiğin yürek sana dar mıydı?
Mahşerde hesap var haberin olsun.
Seni suçlayacak bastığın yollar,
Acemi bakışların, habersiz sihirbazı,
Müebbet gözlerinden içime çöken sızı
Göğümün yaramazı Kaçak Süreyya kızı
Ve kutlu dileğime gamzesin diye sevdim.
Doludizgin dolduğun yerde hepten yasaksın,
Kaç mevsim bekledim sensiz yolları,
Bir kardelen olur gelirsin diye,
Sen sandım gezindim yanlış kulları,
İçimin ahdini bilirsin diye.
Sen güldün, sen umut, sen hem gözyaşım,
Sen benim;
Suskunca dilim,
Konuşan hâlim,
Fikrime saklı,
Dinmez melâlim.
Sahipsizdi yürekler ve başıboştu hüzün,
Aşk bir karamsarlıktı ve aslında kaçaktı,
Bahar yeşil değildi, habercisiydi güzün,
İhanet olağandı ve keskin bir bıçaktı..
Gerçek mazlum ve suskun, yalanlar akışkandı,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!