En güzel günleri hatırlamaz olalım,
Sabahları, geceleri beyaz örtülere saralım.
Hiç sevmemiş farz edelim.
Sönmüş, tükenmiş ateşim,
Suskun gecelerde kaybolan şiirim...
Teninde bambaşka bir dünya vardı
Beni baştan başa saran
Kokusu bulandırdı aklımın sularını
Beni saran aşk çoktandır yola çıkmıştı
Beni tüketmek için
Ah ruhumda esen rüzgarım
Aldığım nefesin sebebi,
Şarkılarımın derin yarası,
Bu şehrin uğultusu...
Baharda açan çiçeğim,
Şimdi beni bulsan tekrar
Tekrar sussan karşımda
Kızsan, bir yol açsan düşmeyeceğim
Tutsan ellerimden bırakmayacağına söz verir gibi.
Bir şarkı gibi aksak sokaklarda
Gözlerimde yaş, sırtımda yük
Belki unutulacak, belki okunmayacak
Şiirler bilsin yeter ne gidebildim ne sevmeyi bırakabildim.
Acılarımı sildim aynalarda, kimse bilmesin, sende bilme
Hep bir adım geride kaldık
Kiraz çiçekleri açtı sevgilim
Paramparçayım
Kurudu yapraklarım
Dökülmekteyim
Kiraz çiçekleri açtı sevgilim
Kandı rengarenk yanan kandillere.
Kaybetmek uğruna tercihler yapıp, yanacağından habersiz.
Solup da gidecekti zaten, hep gitmişti mutlaka.
Yürüdükçe yandı, ölü dedikleri toprak alevlendi ayaklarının altında.
Sayfalarca yazılacak, defalarca silinecek.
İzi kalacak kirlenmiş sayfalarda.
Yazdım, yazdım,
Koca bir yangına, bir iki damla oldu,
İçimdeki ormanların ıssızlığında,
Ansızın bir gece, duymaya çalıştım seni.
Çok ağladım.
Canımdan koptu parçaların,
Dalları sonsuzluğa uzanan bir ağaç gölgesi, yaşam;
Yaprakları binbir ses, binbir zaman parçası.
Gövdesinde gözlerin ağlaştığı,
Dallarından sarkan "yeni dünya düzeni" meyveler...
Canıma kasteden isyan,
Cevap bulamayan dualarla çevrili bahçeler.
Yokuş aşağı hızını alamamış,
Kaygan zeminde yüzüne vuran rüzgârın etkisiyle sertleşmiş yüzü.
Yoksul kalmış, sevgisiz kalmış;
Aşk, onu terk etmek istemiş.
Olduğumuz kişiden başka ne çıkarabiliriz?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!