Dağ devrilmiş de göğsün orta yerine,
Bir tek sen kalmışsın ey gafil,
Bir tek o yârin hasreti düşmüş ömrüne.
Gözlerinde zulası katar katar kederin,
Sen ki sevdalısın, sen ki asi,
Sen ki boynu bükük dağ sürgünü...
Dörtnala gelmiş uzak Asya'dan,
Akdeniz'e inen bir nehir gibi sevdân.
Eşin düşmüşse toprağa pusuda,
Hangi avcı kıyabilir bu destana
Bilirsin ki ölüm bile vız gelir sana,
Baş ucunda beklemek düşer bir ömür,
Yalnızlığın kelepçesini vurup boynuna.
Vurulmuşsun bir kere,
Gözü dönmüş maviliklerin orta yerinde.
Ne haram basmış ak sakallı koynuna,
Ne başka bir dalda tomurcuklanmış hevesin.
Senin sevdân bir kavga, bir azap, bir iman,
Eşsiz kalmak, deli dalgalarda boğulmak zamanı şimdi,
Yiğitliğin şanındandır bu ferman
Hadi eskit bakalım prangaları göğsünün tavanında,
Görsün bu kahpe dünya nasıl sevilirmiş...
Bir angut yüreğiyle vurulmuşsa insan,
Ne ten kalır geriye, ne can,
Toprak bile utanır bu sevdadan
Kayıt Tarihi : 29.08.2026 17:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!