Yürürken reftare ayaklarınla,
Bir aşkın kaçağı gibiydin sanki!
Pembe pembe, olmuş yanaklarınla,
Açelya çiçeği gibiydin sanki!
Ilık esen meltem gibi yakardın,
Ruhumu dinliyorum, kaçarken gündüzlerden,
Yüreğim kan ağlıyor, ölçüsüzce sözlerden,
Hala affedilmedim, sakındığım gözlerden,
Kalp ve ruhu çatlayan, aciz bir kulum işte...
Günahı dağ gibiyken, bir damlacık sevapla,
Sabah seher vakti, rüzgâr eserken,
Bir umut diyerek, açtı elleri.
Gömleği yamalı, kış zor geçerken,
Rabbine yönelip, coştu dilleri.
İçinde dert vardı, çoğalan yükün,
Efkâr-ı şeb içimde yine sensiz uyandı,
Bir âh ile gönlümü, ızdırapla dağladım.
Bu hicrân gecesinde nice hayrân sınandı,
Gönlümdeki sevdaya, bakıp bakıp ağladım.
Rûhumda esen yelle, sanki katrânla doldum,
Dünya bir han imiş, gelip göçen var,
Bir ömür bu yolda, hasat biçen var,
Eşinden dostundan, her an kaçan var;
Kibrin, gururundur, kalbi sızlatan…
Ağlamazsın bari gülmekten utan.
Gönlümde hayalinin, ışığını yakarken
Aşk ile sevdaların, ocağında ağlarım
Kalbimden tevbe edip, günahımı yıkarken
Mübarek gecelerin kucağında ağlarım.
Seni ne çok sevsem de, aşkını bulamadım
Ağlayın ey gözlerim, coşsun artık duygular,
Sel olup aksın sular, yürüsün artık gemi.
Yıkılsın âlem-i gam, kaçsın gece uykular,
Doğsun sabah ufukta, şu hakîkatın demi.
Dökülsün kirli heves, sussun hevânın sesi,
Silinmiş çizgidir, alnımda nurum.
Günaha bulanmış yanım var benim.
Gölgeye düşerken, yanan onurum,
Bir secdeye hasret, ânım var benim.
Titreyen kandilde, kalmamış derman,
Hayalimi çaldın, hüsran seneler.
Geçince anladım, gerçek yüzünü.
Gidemez dediğim, dost birer birer,
Göçünce anladım, gerçek yüzünü.
Hatırayla dolu, gönül sarayı,
Duru bir bakış gibi geçmiştin hayâlimden,
Gülüşlerin hep serap, yollara döküverdin.
Sanki bir hatıraydı o eski visâlimden,
Gönlümde yankılanan, sevdaya takıverdin.
Kaşların hilâl gibi kirpiklerin hep gece,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!