şimdi ben bu adamla kafa kafaya versem.
nere gitsem beni bozar inceden inceden.
tamam iyisin anlarsın, taksimden, ince nağmeden
onun karın ağrısı da böyle işte... hep gençliğinden.
çalma şu şarkıyı şurada! takma şu kulaklığı...
ben iyileştim ve tamamen seninleyim.
bu bir süreçti ve varlığının mucizesi
ilk önce yıllar önce bıraktığım sabah koşularıyla
daha sonra sık sık aynalara bakmakla
ağırlığımı dengelemek için dikkatli beslenmeyle...
gurbetçi Bekir dönüş yapmış yurduna
Norveç'ten gelmiş dikildi karşıma
ikiz kızları var eşi de karşımda.
Asny olan eşinin adını yapmış Aslı
ikiz kızlarının birinin adı;
komiser Jesus...
hep başka hayatları izledi
onun bir hayatı olmadı
aşağılık bir pislik gibi sanıldı
o sokak hayvanlarına sarıldı
asla! kaşlarını çatsan, bana doğrultsan,
kirpiğin savrulsa, dönse can damarımda;
kılıç gibi... kesilse dört bir yanım kanasa
durma! canım yanmaz eritirim sevdanla...
sen ki; iklimlerin, güneşin dermanına koşuştuğu
her yaşın bir kalbi var. bu gün yaş; altmış
anlatıyorum ve kafa açtığımı da biliyorum.
ama haybeden yaşamadım ki ben ömrümü
bazı ömürler, terkedilmiş mezarlarla dolu
iki uçurum var... telvesinde
bir kahve falı bu kendi halinde
yok öyle bir şey!
deyip geçsem de
korkularım canlandı gözlerimde
en yakın şahidiyim, cinsiyeti yok inan bana
renkler, yetenekler ve zeka terazisini
kurarak insanlara baktığımda
dışlanmayı ben hep kabul ettim ve en başında...
ateşten aldığım dostlarımdan bilirim.
Tanrım! çöl... ve katran kokusu
akbabalar... dar vadi ve kayalıklar
Schörpen'e bakın!
kahroluyorum! şu kokuya bak!
İngiliz bankasına ait konvoyu
dinle! otelde yabancılar var.
diplomat kimlikli adamlar bunlar.
sessiz ol! sessiz ol!
herkesin içinde bu şekilde konuşma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!