BİR KIZI OLMALI İNSANIN,
ASLINDA ÜÇ KIZI OLMALI ama İKİ'de OĞLU OLMALI İNSANIN...
Halbuki yüzlerce kızı ve oğlu olmalı,
her yerden babacım, babacık, baba, babaaaa, sosis babaaa diye seslenmelerini, olur olmaz zamanlarda telefon açmalarını, o saf sevgilerini iliklerine kadar hissettiğin..
Benim gibi'
Canını emanet ettiğin, elin, ayağın, gözün, kulağın, her şeyin.
Bir öğretmen şairdir biraz;
En anlamlı sözlerle küçük yüreklerin şiirlerini yazan,
Bir öğretmen mimardır biraz;
O ülkenin geleceğini, sağlam temellerle inşa eden,
Bir öğretmen avukattır biraz;
Anlaşmaz iki yürek arasında sorunları çözen,
İnsanın bir dönüm noktası vardır.
Ali babam tamda burda hayatımıza dokundu.
1998 yılında ailem geçim mi desem, bakmak mı zordu desem, bilmiyorum ama 1998 yılında ablam ben ve kız kardeşimi Afyon - Bolvadin ilçesindeki yurda verdiler ablam Derya 8, ben 6 ve benim küçüğüm Gülşah 4 yaşında idi.
Hayatın erken başladığını zaman geçtikçe ögrendik.
2000 yılında Bolvadin - Sultandağı depremini çocuk yurdunda 3 kardeş çocuk olarak yaşadık.
Kime sığınacağımızı bilmeden kargaşada birbirimizi aramaya başladık.
Bir türküye takıldın mı sen hiç "Mühür Gözlüm"...
Bir şarkıyı mırıldandın mı saatlerce "Canım Benim, Gülüm Benim" diye...
"Kara Tren" çalmasını bekledin mi hiç radyodan...
Yaa, sahi bilir misin sen?
Bir sese, sesine ihtiyaç duymanın ne demek olduğunu...
Bugün yine sen kokuyor yıkık Antakya,
Aradım seni, sordum gördüğüm her şeye
Sana hasret, bu şehrin tozlu yolları bile
İçimdeki hayallerin fırtınası kopuyor,
Nerdesin, nerdesiniz diye...!
Bu yürek seni sevmeyi koymuş aklına ya,
Hiç bir dala konmadı, sana tünedi,
Her akşam işi biter bitmez sana gelmek istedi,
Bak bu akşam olmadı, haftaya Allah Kerim...❤️
Yine oldu, olmaz dediğim sabahlar
Günaydın demek bile yeter dediğim an' lar
Yalnızlık ve karanlığın bittiği aydınlıklar
Günaydın, şafak vaktim, Canan'ım benim...
Ve akşam olacak yine, sensiz, hüzün dolu..
Canım kızım, sevgili yavrum;
Kaç gündür seni düşünüyorum ama bugün biraz daha fazla düşündüm sanırım, saat 03:27 ve uyuyamıyorum.
Cihat'sız, Ayşenur' suz, düşündüm, Caner'siz, Özlem'siz düşündüm, canım babam diyen yüzlerce çocuğumdan ayrı düşündüm seni,
hiç birinizi diğerinizden ayırt etmediğim sizler teker teker uçup gittiniz, kiminiz çok uzaklara gitti, kiminiz çok uzaklarda kaldı, sen uçamadın sanki, uçmayı öğretememiştim sana sanki.
Ne çabuk da geçmiş zaman, bizden uzaklarda üniversite hayatına başladın bile, sabahları kahvaltı hazır demiyor, akşamları çay getirmiyorsun, kahveyide sevmiyorum artık.
Üniversiteye başlayınca mecburen Aydın'a uçtun ama ayrılamadın, kopamadın sevenlerinden.
Ne ceketimiz, paltomuz vardı,
ne de ayağımızda ayakkabı ya da bot.
O kış rüzgarında camımız titrer, ıslık çalardı kapımız.
Susun derdi babam,
radyoda "Akşam Haberleri" dediğinde.
O zamanlar orta dalga Çukurova radyosunda pazar gecesi radyo tiyatrosu, sabah okula veya işe giderken de sabah proğramıydı hayallerimiz.
Yoklukta can oldun, yoldaş oldun, Uykusuz gecelerde çocukları büyüttün,
Hep yanımda oldun, beni yücelttin,
Sen benim can yoldaşım, eşim, sevdiğim, karım,
Dertlerimin ortağı. Biricik vefakarım,
Sensiz baş konan yastık, yastık değil bilesin,
Dilerim Allah’ımdan sen daima gülesin.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!