Toprak boyumu aşmış,
Ha bir kırık tekne, ha kuru yaprak,
Üzerime dostlarımın salladığı,
Kürek kürek çamurlaşmış toprak,
Ne fark eder.
Canımı düşünmeden senin uğruna,
Veririm diyordun ne tez değiştin,
Ya kara toprağa, yahut koynuna,
Girerim diyordun ne tez değiştin.
Her sözün, her kelamın yalanmış,
Günlerden çarşamba veyahut salı.
Sensiz pazar olsa neyime gerek.
Sırmalı köşk istemem, sahilde yalı.
Sensiz saray olsa neyime gerek.
Kelebekler kırları sarıp kuşatsa.
Gece sarayımın kadim güneşi,
Soğuk iklimlerin yanan ateşi,
Zihnimin prangası, ruhumun eşi,
Sen ki, papatyalar diyarının rengisin,
Sen ki, aklımı yağmalayan sözlerin sahibisin,
Yüreğim senden gayrısına teveccüh etmez,
Buharında gençliğimin havaya karıştığı,
Zihnimde ki hayalleri kaynatır tencereler,
Sokakta ki çocukların yokluğuna alıştığı,
O dünyaya açılan umuttur pencereler.
Hakikattir eşinin emsalinin olmadığı,
Senden gayrısına dile gelmemiş,
Gönlümde, yerini bulan saçların,
Gündüzden habersiz, güneş görmemiş,
Rengini, geceden alan saçların.
Korkulu düşlerin hışmandan kaçıp,
Bütün derdinle gelip yüreğime sığındın,
Gündüzleri ışığım, gece karanlığımdın,
Sabır çekilen tesbihtin ellerimde dağıldın,
Gökyüzüne yakın, bana uzaksın şahika,
Herkese açık lakin, bana meraksın şahika,
Yüzüne söyleyemediklerim var,
Benden duyamadıkların,
Kuş uçmaz kervan geçmez gönlümün,
Uçsuz sahralarına serpildi serabın,
Gam dağlarını deviren kirpiklerinle,
Biçare aklımın katili oldun,
Ardı sıra koştuğum.
Dolu içre boşluğum.
Aşkından sarhoşluğum.
Şefaat ya Resulallah.
Ölü kalbe şifasın.
"Biz insanı en güzel biçimde yarattık" ayetinin,
Muhattabı gibisin, tarifi yok asaletinin,
Bir ben varamıyorum tadına muhabbetinin,
Sesini, duvarların ardında saklıyorsun,
Her şeyi unutsamda,
Sen aklımdan çıkmıyorsun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!