Ne sıla baharında, ne gurbet kışında,
Biz seninle ebedi kavuşamayız,
Gece rüya, gündüz düşler dışında,
Biz seninle ebedi kavuşamayız.
Kendimi yokluğunda buldum apansız,
Her arzu, her istek, olacak değil.
Olana, olacağa kader diyelim.
İnsan hep aynı kalacak değil.
Kalana, kalacağa kader diyelim.
Toprağa ekilen biçilir gider.
Çiçekli bir zarfa koyup gönderdim,
Üzerinde iki adet, pulla mektubu,
Kenarında postacıya bir not ekledim,
Kapısının altından, salla mektubu.
Aşkımla kendini semada buldun,
Ne buluttan razısın, ne kuş beğendin,
Hangi hayale dalsam katili oldun,
Ne rüyadan razısın, ne düş beğendin,
Nede kolay harcadım gençlik çağımı,
Toprak boyumu aşmış,
Ha bir kırık tekne, ha kuru yaprak,
Üzerime dostlarımın salladığı,
Kürek kürek çamurlaşmış toprak,
Ne fark eder.
Canımı düşünmeden senin uğruna,
Veririm diyordun ne tez değiştin,
Ya kara toprağa, yahut koynuna,
Girerim diyordun ne tez değiştin.
Her sözün, her kelamın yalanmış,
Günlerden çarşamba veyahut salı.
Sensiz pazar olsa neyime gerek.
Sırmalı köşk istemem, sahilde yalı.
Sensiz saray olsa neyime gerek.
Kelebekler kırları sarıp kuşatsa.
Buharında gençliğimin havaya karıştığı,
Zihnimde ki hayalleri kaynatır tencereler,
Sokakta ki çocukların yokluğuna alıştığı,
O dünyaya açılan umuttur pencereler.
Hakikattir eşinin emsalinin olmadığı,
Senden gayrısına dile gelmemiş,
Gönlümde, yerini bulan saçların,
Gündüzden habersiz, güneş görmemiş,
Rengini, geceden alan saçların.
Korkulu düşlerin hışmandan kaçıp,
Bütün derdinle gelip yüreğime sığındın,
Gündüzleri ışığım, gece karanlığımdın,
Sabır çekilen tesbihtin ellerimde dağıldın,
Gökyüzüne yakın, bana uzaksın şahika,
Herkese açık lakin, bana meraksın şahika,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!