Kurşuna bile eyvellah derim,
Biliyorum ki;
Hayır da senden, şer de senden,
Senden gelene;
Eyvallah benden...
Önce bu kasaba küçük demiştin...
Ardından şehrimizi sevmedin
Ben şehrimizi de bıraktım uğruna
Ya bu dünya
Ondan da mı çabuk sıkıldın...
Bir düğün düşünürüm
Çatık hilal kaşları
Üzengisi elinde
Tomris heybetinde
Pusu atmış damada
Türk kızı derler ya
Dudaklarım hecelerle bağlanmış,
Mühür vurmuş gözlerin, gözlerime...
Geceler vurgun yemiş,
Rüyalar uykusuz kalmış,
Uykular, rüyasız...
Ruhumun zincirleri ellerinde,
Güzel bana göz süzme
İnancıma söz düzme
Hak yolunda koşarım
Yüreğimi sen üzme
Bu hayat Onsuz gitmez
Rüzgar çok uzaklarda,
Atın beni denizlere
Yıllar yine ölüm bana
Atın beni derinlere
Sensiz, yine yapayalnız,
Bir ses duydum yine gel, zindandayım kelepçeli,
Bir ses duydum yine gel, dolunayda kanım Bozkurt gibi,
Işıkları yaktım, uçmağa vardım,
Ey sevdiğim gelemedim, gözlerinde öldüm
iki hece,
Uzun bir gecede,
Aklıma gelen,
Sadece sen
Ve iki hece
dudaklarımda...
Uzaklardan borazanlar öttürüldüğünde
Işıklar Gürültüler dünya sanki düğünde
Kelebeğin kanat çırpması kadar hafif
Yükseliyor ruh Can Canana döndürüldüğünde
Tepemde dönüyor, uğursuz bakışlarıyla akbaba
Gelmelere olduğu kadar, gitmelere de merhaba
Bir sessizlik, bir korku, bir ölüm rüzgarı,
Sanki dünyaları esir etmiş kara bir veba




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!