Üşüdüğümde bir ağustos güneşinde,
Titretirken, gözlerinin yeşili
Kanayan bir dalın, inleyişinde..
ve severken delicesine,
Ben sevmeyi böyle bıraktım....
Biraz şiire ne dersiniz,
Biraz hüzüne,
Bir parça acıya,
Bir güle,
Bir de bülbüle,
Küf kokulu duvarlara,
Dudaklarım hecelerle bağlanmış,
Mühür vurmuş gözlerin, gözlerime...
Geceler vurgun yemiş,
Rüyalar uykusuz kalmış,
Uykular, rüyasız...
Ruhumun zincirleri ellerinde,
Güzel bana göz süzme
İnancıma söz düzme
Hak yolunda koşarım
Yüreğimi sen üzme
Bu hayat Onsuz gitmez
Önce bu kasaba küçük demiştin...
Ardından şehrimizi sevmedin
Ben şehrimizi de bıraktım uğruna
Ya bu dünya
Ondan da mı çabuk sıkıldın...
iki hece,
Uzun bir gecede,
Aklıma gelen,
Sadece sen
Ve iki hece
dudaklarımda...
Uzaklardan borazanlar öttürüldüğünde
Işıklar Gürültüler dünya sanki düğünde
Kelebeğin kanat çırpması kadar hafif
Yükseliyor ruh Can Canana döndürüldüğünde
Bir ses duydum yine gel, zindandayım kelepçeli,
Bir ses duydum yine gel, dolunayda kanım Bozkurt gibi,
Işıkları yaktım, uçmağa vardım,
Ey sevdiğim gelemedim, gözlerinde öldüm
Küçük bir kaçamak,
Hayatı abartmak
Sevdaya acıkmak
Aç kalmak, susuz kalmak
Ömrünü adımlamak
İnmeden sekize




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!