Hayatıma kattığım her insan
Ne kadar öte tutsam da kanımdan
Farkına bile varmadan
Vergi keser canımdan…
Şimdi
Nergisi çok severdi kadın!
Tam da mevsimiydi.
Sarılı, beyazlı… Tılsımlı bir rayiha…
On beş şubatta da vardı ama
Artık tarih, sekiz marttı.
Zor geçecek bu kış!
Yüzüme üşüşen çizgiler
Ve şakaklarıma düşen, karlar fısıldadı
Belli ki öyle…
Yapma şimşek!
Esrik dökülüyor altın yapraklar
Şarabi damlalarıyla yağmurun
Ölü bir kelebek sürüsü gibi
Düşerek yörüngesinden bir yıldızın
Kızgın bir gökyüzü bombardımanı bu
_ _ _ YARA’sızlıklarını, ‘YARA’ sananlara! _ _ _
Diyorlar ki
Kimi zaman
Gözlere inermiş perde
Anlayamadım bir türlü!
Belki zararsın kalbime
Belki de yararsın…
Üstelik
Azınla da çoğunla da aşkımda kararsın!
Silik siluetler…
Puslu yüzler…
Netleşmeyen gölgeler…
Eskidim galiba!
Sabahın seherinde kucaklardım ormanı
Makilerin arasında başlardı o ilahi dans, erkenden…
Çiğ düşmüş çimlerin üstünden,
Gökyüzüne fışkıran papatyalar, arz-ı endam ederken,
Salyangozların mutlu türkülerini dinlerdim.
İçinden '' GEREK YOK " dedi, şair.
O'na da gerek yok.
Gerçekten de yoktu.
Ne gerçek ne de O...
Antakya, 24.11.2020
Hani;
Kavuşacak olmanın
Mutluluğu yüzlerde
Ne güzel şeydir
O umuda yolculuk...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!