Sordu;
- Nerelisin?
Yanıtladım;
- Yaralıyım…
Dedi;
- Neresinden?
Sıcacık bir kan damarı gibi
…Yüreğimde taşıdım sevdamı
Fotoğraf çerçeveleri
…Süslemedi hiç odamı
Aşkın mevsimi olmaz ki!
Kavuran bir yaz alazında
Veya ılık bir yel avazında
Ya da ne bileyim işte;
Bembeyaz bir kış ayazında
Düşmez miyim sevdana?
Birer birer yitirilen değerlerin, her geçen gün biraz daha çölleştirdiği yüreklere, artık hangi tohum ekilebilir ki? Doğruluk, iyilik, sevgi, bir şeye ya da birine inanmak! Bunlar olmadan, Sıratı kim geçebilir ki?
Bu yozlaşarak yok olma hâli, tedavisi imkânsız viral bir hastalık misali, çürütüyor bedenleri. Ve ölüm, kaçınılmaz son…
İlkin tene sıçrayan enfeksiyon, hızla damarlara yayılarak, önce vicdanları karartıyor, sonra gözleri… Kaybedilmiş inayetin gözü pekliği ile babaların kucaklarını, minyatür tabutlar dolduruyor, dikensi…
Evet, bayan siz!
Bakışı renkli,
Yakışı başka
Kaşları hilal,
Dili bal!
Size sesleniyorum;
Karıncalar…
Yavrumun kabrine komşu karıncalar
Yeraltına inince,
Aşk’a selam deyin benden
Kara gözlerinden öpün
Kelam edin özlemimden
Aklım almıyor…
Bütün eşşeklik bende… Yalnız ben kavrayamıyorum zahir!
Şehadetten gayrı hiçbir izahı yok! Öldüren de öldürten de kâfir…
Sen huzurla git mehmedim; Cennet yakuttandır, gökleriyse safir…
Bu gece bulut ağlamaklı, yıldızlar dahil, herşey sır…
Ahh.. sen yok musun
Kızıl saçlım ahh..
Ne cadı kadınsın!
Hem sever görünür
Hem sevmediğini desin
Sen ne cadı kadınsın
Gülümse
Ben alev diyorum, sense kül
Ben gül diyorum, sense zül
Ben virgül diyorum, sense ünlem
Alnımdaki yazım, künyem;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!