Aşk, yanmaktır!
Durmadan
Ve dumanını duyurmadan,
İçin için yanmaktır…
Aşk, acıyı yamanmaktır…
Yâr
Bu aralar
Kar yağıyor buralara
Bir de ar…
Vefakâr ve cefakâr kelimeleri
Şimdi demir aldı yürek
Saçlarının rüzgarıyla yelken açtı
En büyük deryalara...
Korkum yok boranlardan
Hırçın dalgalardan yana
SEVDA zevk için değirdir yarim
SEVDA, kalp yarasının demi, sargısı...
Zamanda sürmezsen yareye ilaç
Bir bahar sabahının
Mor şafaklı kuşluk vakti
Gün ışırken geliyor bu selam
Günaydın ey sevgili yar...
Tut ki, sigara içmeye başlamışım
Tut ki, tiryaki olmuşum bu illete
Farzet,
Tütünümü kalemime sarmışım
Uzun uzun nefesler çekerek içiyorum
Sen gideli beri
Ben hiç ısınamadım
Enerji alamadım
Ne bahardan ne yazdan
Sen gideli beri üşümem
İçimi donduran ayazdan
Gün bitti...
Dalından düşen sarı bir yaprak gibi
Sonbahar gibi
Ayrılık gibi
Ölüm gibi soldu gün...
Kimsecikler bilmiyordu onu sevdiğimi
Su uyuyordu nilüfer çiçeklerinin koynunda
Şırıltılar şeklinde geliyordu horlamaları
Gül uyuyordu bülbüller ormanında
Hiç kime görmüyordu Öpüşmeleri ve koklamaları
Zaman rüzgar misali kayıp yitiyor yine.
Mısralarda gezerken,
Hangi hatıralar kürek çekiyor geçmişe bilsen!
Bazen tebessümler yayılıyor yanaklarıma,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!