Demiri daldırdığın sudan çıkan buharda
Ergenekon Dağı’na düşen alınterin var
Çekiç,örs ve demirden yaptığın her kazmada
Geleceğe yol alan altın uçlu okun var
*
Sen, demirden dağları ok gibi delen yürek
Yemyeşil giysisini çıkarınca ağaçlar
Bir veda busesini bekler gibidir dallar
Hicranın kızıl rengi düşerken gözlerine
Son rujunu sürerler dudağına yapraklar.
*
Çığlıksız bir sevinci yaşar artık tüm dallar
Ben çocuk oldum mu?
0ldum!
Çok çocuk oldum!
Gül çocuk oldum!
Paşa çocuk oldum!
Acaba biz
küçükken
başka bir dünyada mı yaşadık?
Ne cep telefonlarımız vardı
Ne de ateri oynardık
Büyüklerimizden masallar dinlerdik
Çocuklar bir çiçektir
Yaprakları olmayan
Sevgiyle sulandıkça
Hiç bir zaman solmayan
*
Gönüllerde yaşayan
Ergene Caddesi’ndeki çınarlı bulvar
Sevginin gücünü gönüle katar
Caddeye ruh veren taze çınarlar
Maşukun kolundaki yar gibi bakar
*
Çınarların vakarı bundan mı bilmem
Ahh,
Hilmi Amca’nın pandispanyaları kadar lezzetli
Beyaz kurabiyeleri kadar tatlı çocukluğum!
Sana dönmek olanaklı olsa,
gün boyu çelik çomak oynardım.
ve her saklambaç oyununda,
Ağaçlardan sarkıyor
çiçekli “beyaz duvak”
Saçları ondüleli,
görünmüyor dal budak
Cumhuriyet öncesi okul sayısı azdı
İnsanlar bilgisizdi,sultanlar ilgisizdi
Okur-yazar oranı yaklaşık yüzde beşti
Bilgiye susamıştı yurdumun çocukları
Işık, yol, su, okul’du temel ihtiyaçları
Çocukluğumuzda
ayı oynatıcıları vardı
Burunlarına zincir geçirdikleri ayıları
sokak sokak dolaştırırlardı
*




-
Gülçin Demirci
-
Gülçin Demirci
Tüm Yorumlarsevgili Ali Koç hocam lütfen heyecanımı hoş görün, bu benim için çok güzel,süper bir tesadüf oldu.şairlik durumunuzu bilmiyorduk.necdet hocayı biliyorduk ta,siz
bize böyle birşey demediniz.ama çok mutlu oldum. lütfen bir iletişim adresi verin.sevgiler.en de emekli oldum.özel kolejlere geçtim.lü ...
sevgili hocam size nasıl ulaşabilrim.lütfen msn ize beni eklermisiniz