Kaçıncı şans bu, hatırlamıyorum; belki de ilk.
Niye unuttuğumu hatırlayamıyorum.
Kaç kez hata yaptıysam, demek ki aynı yerdeyim.
Son olsun bu; belki de ilk.
İki şans var: İyi ya da kötü.
Susuyorum, kalbim konuşmak istiyor.
Sus dedikçe daha çok atıyor.
Hiç atmamış gibi.
Yeni doğmuş gibi.
Belki de yeniden doğdu.
Ne ağır basıyor terazi, ne yukarıda.
Ne iyi var ne kötü, insanlar arafta.
Kıyamet kopuyor günün orta vakti.
Gecenin siyahına karışıp geliyor ayın beyazlığı, rengi gri.
Tek.
Tümüyle vardı.
İki karaciğer arasındaydı.
Adı kalp, anlamı aşktı.
Bitmez, gece sayıklamaları.
Tutar, akşam karalamaları.
Gelir, öğlen düşünceleri.
Başlanır, sabah sorgulamaları.
Bir aile verilecek sana.
Belki öksüz ya da yetim olacaksın.
Tüm olasılıklar arasında.
Hayata düşmek için.
Bir makam veya mevki verilecek sana.
Uçmak lazım bir kuş olup.
Yarınlar yokmuşçasına.
Beyaz bulutlar arasında.
Beyaz kar tanelerine karışıp.
Uçmak lazım bir yaprak olup.
Bir gün geçtin karşımdan.
Geçip gittin sandım.
Kaç bin kişilik okulda denk geldik.
Onca ders varken aynı dersi mi seçtik?
Onlarca öğrenci arasından sınıfa yalnız biz mi geldik?
Düşüncelerdeki hücreler kağıtta dans ederek birleşti.
Mürekkebin yemini imzalı bir söz gibi.
Sığınağı sığındığı, yememeli yasak meyveyi yetiştirilmeli.
Hangi kelime yan yana geldi de bir diğerine yardım etti bilinmez.
Kalem kağıdı arıyor, bakıyor aşağıya.
Senden önce varmış içimde bir boşluk.
Sanki bir uçurumun kenarında.
Senden sonra gözlerim bakmaz artık, uçurumdaki boşluğa.
Yerde değil göklerde süzülüyor bu aşk,
yanyana uçan iki uçurtmanın sevdasında.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!